1. YAZARLAR

  2. Gürel Yurttaş

  3. Beşiktaş'ı nasıl durdururuz!
Gürel Yurttaş

Gürel Yurttaş

Duayen gazeteci. "1903-1995 Kartal'ın Pençesi" kitabının yazarı.
Yazarın Tüm Yazıları >

Beşiktaş'ı nasıl durdururuz!

A+A-

Beşiktaş, Fikret Orman başkanlığında Türk futbolunda yeni bir sayfa açtı.
"Yeni bir sayfa" derken... Sadece sonuçlarla ilgili değil bu. Aynı zamanda kıskanılacak bir yapılaşmayı da gerçekleştirdi.
Stadı dünya çapında.
Yönetim şekli İngiliz kulüpleri gibi.
Yaptığı transferlerde hep turnayı gözünden vuruyor. Çünkü ezbere yapmıyor transferi... Planlı ve bilinçli bir çalışmanın karşılığını alıyor. Ve takıma her katılan futbolcu mutlaka olağanüstü yarar sağlıyor. Bir de öyle bir kadro kurdu ki yeni gelenler bile 40 yıllık Beşiktaşlı gibi davranıyor.
Şampiyonlar Ligi'nde 2'de 2 yaparken, dünyanın da dikkatini üzerine çekiyor.
Bu doğal olarak sahaya da yansıyor elbette ki... Üst üste iki şampiyonluk şansa gelmedi. Bu sezonun da favorisi.
O zaman ne yapmalı rakipleri? Başladılar hesaba kitaba... Beşiktaş'ın seviyesine nasıl ulaşırız diye çalışmak yerine şunu parola edindiler kendilerine:
"Beşiktaş'ı nasıl durdururuz?"
Bunun ilk adımları Fenerbahçe derbisinde atıldı; biliyorsunuz. Bir penaltı, bir gol verilmedi. Beşiktaş iki penaltıyla yenilgiye mahkum edildi o maçta.
Sonra Negredo'yu doladılar dillerine... Yok oynamıyormuş, yok paralar boşa gitmiş! Oysa görmek istemedikleri şu: Beşiktaş'ın teknik patronu adil bir forma dağıtımı yapıyor. Şu anda Türkiye'nin tartışmasız en formda santrforu Cenk Tosun'u kesmiyor. Negredo şans bulduğu anlarda gol atamadı atamadı da... Yaptığı gollük pasları görmezden geliniyor. Adamın topu ayağına alması kalitesini gösteriyor ama ne fayda! Salla salla! Yeter ki karışsın takımın içi!
Peşinden Trabzonspor maçından sonra soyunma odasındaki tartışmanın olağanüstü bir şekilde abartılarak dışarıya anında aktarılması... Bunun da bir televizyon kanalındaki yorumcular(!) tarafından dünya televizyon tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde dalgageçer gibi saatlerce konuşulması...
Ve sonunda stat olayı!
Şimdi bir kişi çıktı ortaya... Stadın çatısını yapmış da parasını alamamış! Hatta parasını alamadığı için batmış, evini arabasını satmış!
Stat yapılalı onca zaman geçti... Bu beyfendi şimdiye kadar neredeydi? Alacağı varsa eğer, parasını istemek şimdi mi aklına geldi? Yok mu elinde sözleşmesi, belgesi? Batana kadar mahkemeye gidemez miydi?
Peş peşe meydana gelen olaylara bakar mısınız?
Bunlar tesadüf olabilir mi?
Daha şimdiden gelecek transfer dönemi için bilinçli bir şekilde çalışan yönetimi karıştırmak, takımın içini birbirine katmak, taraftarları kışkırtmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Dediğim gibi... Tek amaç Beşiktaş'ın durdurulması.
Çünkü arayı açıyor Beşiktaş... Şampiyonlar Ligi'nde grupta sonuncu olmasını bekledikleri takım 2'de 2 yaptı. Gruptan çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor. Bu da Beşiktaş'ın kasasına para akmasını sağlıyor. Böylece sahada zaten kolay kolay bileği bükülmeyen Beşiktaş, kulüp olarak da maddi açıdan rakiplerine tur bindiriyor.
Peki bu durumda ne yapmalı?
Bence bunlara aldırmadan, ileri geri konuşanları da muhatap almadan yoluna devam etmeli.
Yönetimi, futbolcusu, taraftarıyla kenetlenmesini sürdürüp, işine bakmalı.
Bırakınız konuşsunlar...
Bırakınız bağırsınlar...
Bırakınız meyve veren ağacı taşlamaya çalışsınlar...
Bunlar yıkamaz Beşiktaş'ı! Sallayamaz bile...
Onun için...
İstanbul'da Dikilitaş... Aynen devam Beşiktaş!

Önceki ve Sonraki Yazılar