1. HABERLER

  2. FUTBOL

  3. FUTBOL HABER

  4. Oğuzhan şampiyonluğun hikayesini yazıyor: "Koltuğa oturduk, bir daha kalkmadık"
Oğuzhan şampiyonluğun hikayesini yazıyor: "Koltuğa oturduk, bir daha kalkmadık"

Oğuzhan şampiyonluğun hikayesini yazıyor: "Koltuğa oturduk, bir daha kalkmadık"

"Süper Lig'in ikinci yarısına iyi başlamamız gerekiyordu ve Antalya kampında takım halinde çok iyi çalıştık."

A+A-

Ajans Beşiktaş - KAPTANIN KALEMİNDEN 3. YILDIZIN ÖYKÜSÜ - OĞUZHAN ÖZYAKUP YAZDI (2)

Osmanlıspor ve Alanyaspor galibiyetleriyle hem öz güvenimiz hem de ritmimiz yerine geldi. İstanbul’a lider olarak dönmüştük. Bizim için önemli olan bu liderlik koltuğuydu. O koltuğu sezon sonuna kadar bırakmaya niyetli değildik. Ve zaten öyle de oldu.

Şampiyonluk yarışında atılan her golün ayrı bir önemi vardır. Ama tabii ki futbolda atılan son dakika gollerinin yeri ise apayrı oluyor. Bu çerçeveden baktığımızda Çaykur Rizespor deplasmanı da bizim için önemli bir sınavdı. Adriano’nun son dakikada attığı golü unutmak mümkün değil. Rize savunmasını bir türlü aşamıyorduk. Katı bir savunma anlayışıyla karşı karşıya kalmıştık. Tam maç 0-0 bitecek denildiği anda gelen o gol bizim çok önemliydi.

Çünkü maçtan sonra milli ara vardı ve bu araya moralli girmek ihtiyaç duyduğumuz bir şeydi. Maçın ardından hem sahada hem soyunma odasında hepimiz Adriano’yu kutluyorduk. Bir anda maçın adamı olmuştu. Gerçekten çok tecrübeli bir oyuncu. Rizespor maçı sonrası İstanbul’a mutlu bir şekilde döndük. Bazen böylesine son dakika golleri çok önemlidir.

‘Üzülecek vakit yoktu’

Ligin ilk yarısındaki Kasımpaşa maçı için yazacak bir şey bulamıyorum! O güne kadar mağlubiyetimiz yoktu. Bizim için çok kolay geçilmesi gereken bir maç olmalıydı. Puan kaybettiğimiz maçlar olmuştu ama hiç kötü oynamamıştık. Bu maçta ise hem yenildik hem de çok kötü oynamıştık. Skor olarak önde olmamıza rağmen çok basit goller yedik. Az pozisyon verdik çok pozisyona girdik ama bir türlü aradığımız golü bulamıyorduk.

Geçen seneden kalan bir tecrübe olduğu için sahadan mağlup ayrılsak bile çabuk toparlanabiliyorduk. Bizim için en önemli olan şey maçlardan sonra bir dahaki maça nasıl hazırlandığımızdı. Biz bu sene bunu çok iyi yaptık. Kasımpaşa maçına çok üzüldük ama fazla üzülecek vaktimiz yoktu. Uzun soluklu yarışlarda bunlar olabilecek şeyler diyerek yolumuza devam ettik.

Ligin ikinci yarısına iyi başlamız gerekiyordu. Antalya’daki kamp döneminde gerek teknik heyet gerekse biz futbolcular olsun Osmanlıspor ve Alanyaspor maçlarını üst üste kazanma yönünde toplantılar ve çalışmalar yaptık. Ligin ilk yarısına nasıl başladıysak ikinci yarısına da öyle başlamalıydık. Kamp döneminde sakatlığı nedeniyle ilk yarıda bazı maçlarda oynayamayan Talisca çok iyi çalışmıştı. Hepimiz şampiyonluk için tüm gücümüzü o kampta toparlamıştık. Biliyorduk ki ligin ikinci yarısı çok daha zorlu geçecekti. Şükürler olsun Osmanlıspor ve Alanyaspor maçlarını üst üste kazanabildik.

‘Öyküde önemli yeri var’

Osmanlıspor maçında hem zemin hem de hava anlamında bizi ağır kış şartları bekliyordu. Bu durum bizi endişelendiriyordu ama kazanmaktan başka düşüncemiz de yoktu. Alanyaspor karşısında bulduğumuz farklı galibiyet ile üst üste 6 puan kazanınca, hem özgüvenimiz hem de ritmimiz yerine geldi. İstanbul’a lider olarak dönmüştük. Bizim için önemli olan bu liderlik koltuğuydu. O koltuğu sezon sonuna kadar bırakmaya niyetli değildik. Ve öyle de oldu. O nedenle Osmanlı ve Alanya maçları da, ligin ikinci yarısına iyi başladığımız maçlar olduğu için, şampiyonluk öyküsünde önemli yer almalı diye düşünüyorum.

Karabük’te çok kötüydük

Kupada Fenerbahçe’ye elenmemizin ardından herkesin gözü kulağı bu maçtaydı. Ancak bu sezon oynadığımız en kötü maçlardan biri oldu. Oyunu orta sahada bir türlü kontrol altına alamadık.

Fenerbahçe ile oynadığımız Ziraat Türkiye Kupası maçının ardından Karabük’e gittik. Zor bir deplasman olduğunu biliyorduk. O zaman takımın başında Tudor vardı ve sezon başından beri Karabükspor deplasmanları rakipler için zorlu bir sınav oluyordu. Bizler de bunun farkındaydık. Fenerbahçe’ye elenmemizin ardından herkesin gözü kulağı bu maçtaydı. Ancak sezon içerisinde oynadığımız en kötü maçlardan biri oldu. Oyunu orta sahada bir türlü kontrol altına alamadık. Tabii ki bu zorlu yarışta puan kayıpları olacaktır ama bu maç bizim yeniden ayağa kalkmamızı gerektirecek bir maçtı.

Neticede yenildik ama yerde kalmadık. Maçın ardından bir sonraki maçı konuşmaya başladık. Bu maça takılı kalmamalıydık. Kendi hatalarımızdan dolayı, kazanabileceğimiz bir maçı rakibimize vermiştik. Bu maçın sonucu bizde ağır izler bırakmadı. Çünkü takım olarak böyle maçların getirdiği olumsuz havadan hemen çıkmasını öğrenebilmiştik. Takımda tecrübeli isimlerin çok olması, bu konuda bize önemli avantajlar sağlıyordu. Ama ne olursa olsun Karabükspor bizim kazanmamız gereken bir maçtı.

Galatasaray galibiyeti takıma çok şey kattı

Şampiyonluk mücadelesinde derbilerin önemli bir yeri olduğunu hepimiz biliyoruz. Ligde henüz derbi galibiyetimiz yoktu. Ligin ilk yarısında Fenerbahçe ve Galatasaray ile berabere kalmıştık. Geçen sene Galatasaray’ı sahasında yendikten sonra şampiyonluktan söz edilmeye başlanmıştı. Bu seneye baktığımızda  Galatasaray maçı bizim için çok önemliydi. Bizi şampiyonluk havasına daha da sokacak maçlardan biri de işte bu derbiydi.

Eğer buradan üç puanla evimize dönebilirsek tam anlamıyla havaya da girmiş olacaktık. Talisca’nın kullandığı serbest vuruşun golle sonuçlanmasının ardından müthiş bir sevinç yaşadık. Ne olursa olsun bu maçı asla kaybetmemeliydik. Galatasaray derbisine sadece üç puan olarak bakılmamalıydı. Buradan galibiyetle çıkmak bize çok şey katacaktı ki kattı da zaten. İlerleyen haftalarda şampiyonluğun en güçlü adayı olarak yolumuza devam ettik. Maçtan sonra büyük bir çoşku yaşadık.

BJK Nevzat Demir Tesisleri’ne gittiğimizde taraftarımız bizi bekliyordu. Takımı meşaleler ve şampiyonluk şarkılarıyla karşıladılar. Takım otobüsü tesislere zar zor girebildi ama böyle şeyler çok önemliydi. O gece tam bir takım ve taraftar bütünleşmesi yaşanmıştı.

Olympiakos zaferi bizi ileriye taşıdı

Alanyaspor ve Osmanlıspor maçlarından sonra bizi yine zorlu Avrupa sınavları bekliyordu. Bu iki kulvarı götürmek kolay işler değil. Zorluk derecesi yüksek maçların bizi beklediğini biliyorduk. Fakat Olympiakos maçına ayrı bir parantez açmak isterim. O maç da tıpkı Benfica maçı gibi belleklerimizden silinmeyecek bir maçtı. Aboubakar’ın gördüğü kırmızı karta o an bir türlü anlam verememiştik. Tam bir şok içerisindeydik. O an maçta Aboubakar ve Babel’in attığı gollerle 2-1 öndeydik. Fakat artık 10 kişiydik. Buna rağmen maçı yine Babel ve Cenk Tosun’un attığı gollerle skoru 4-1 yapabildik.

Eksik kalmamıza rağmen Avrupa arenasında galibiyetle tur geçebiliyorsak, bizim ne kadar güçlü ne kadar iyi bir takım olduğumuz ortaya çıkıyordu. Olympiakos maçındaki inanmışlık, özveri ve kazanma hırsı lig yarışına da olumlu anlamda önemli şeyler kattı. Bazı maçlar sizi daha da ileriye taşır. Bu nedenle Olympiakos maçı bizim açımızından sezonun en değerli maçlarından biriydi.

Kiev’den ders çıkardık

Dinamo Kiev maçına ayrı bir sayfa açmak lazım. Başka bir hakem olsaydı gruptan çıkabilir miydik bilemem ama hakemin hatalar yaptığı bir gerçek. Hem kırmızı kart hem de penaltı bize ağır geldi. O seviyedeki maçlarda bir kişi eksik oynamak zordur. İkinci yarının başında da ikinci kırmızı kartı gördük. İşte asıl o kırmızı kart bizi zor durumda bırakan kart oldu.

Biz bu turu geçmeyi çok istiyorduk. Tartışmalı bir şekilde elendik fakat bu maç bize başka kapıların açılmasına neden oldu. UEFA Avrupa Ligi’nde çok iyi işler yaptık. Güzel maçlar oynadık. Finale kadar da gidebilirdik. Ayrıca Dinamo Kiev’e böylesine yenilmek ne ligi ne de Avrupa Ligi’ni olumsuz etkilemedi. Her maçtan sonra dersler çıkardık. Bu maç bizim için ders çıkartılacak nitelikte bir maçtı.

YARIN

- Trabzon’da Atiba’nın attığı son dakika golünden sonra neler yaşandı?
- Medipol Başakşehir karşısında neden şok bir mağlubiyet alındı?
- Fenerbahçe maçında yenilen son saniye golünden sonra Şenol Güneş soyunma odasında neler söyledi? (Milliyet)

Önceki ve Sonraki Haberler