Üniversitelerde 3 Yıllık Mezuniyet Modeli Geliyor

Güncel

Yükseköğretimde sürenin kısaltılmasına yönelik yeni model, üniversite eğitimine bakışı kökten değiştirebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. YÖK’ün üzerinde çalıştığı düzenleme, mezuniyet süresi kadar öğrencilik deneyimini de yeniden tanımlamayı amaçlıyor.

YÖK’ün Çalıştığı Yeni Takvim Nasıl Olacak?

Yükseköğretim Kurulu, üniversitelerde 3 yılda mezuniyet sağlayacak bir akademik yapı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Planlanan modele göre eğitim yılı, klasik güz ve bahar dönemlerinin ötesine geçerek üç ayrı sömestrden oluşacak.

Her biri yaklaşık 12–14 hafta sürecek bu dönemler güz, bahar ve yaz olarak düzenlenecek. Böylece akademik yılın ağustos ayına kadar tamamlanması hedefleniyor. Bu yaklaşım, üniversite takviminin daha yoğun ve kesintisiz hale gelmesi anlamına geliyor.

Hangi Bölümleri Kapsayacak?

Yeni sistemin, tıp fakülteleri dışındaki alanlarda uygulanması öngörülüyor. Özellikle sosyal bilimler, iletişim, iktisat, işletme ve benzeri bölümlerin bu modele daha uygun olduğu değerlendiriliyor.

Bu çerçevede, uygulamanın tüm üniversite bölümlerini kapsayan genel bir dönüşümden ziyade, belirli disiplinlerle sınırlı kalacağı anlaşılıyor. Mesleki ve uygulamalı yapısı ağır olan tıp eğitiminin bu model dışında tutulması, mevcut planlamanın net başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Yaz Tatili Kısalıyor, Eğitim Yoğunlaşıyor

Eğitim Uzmanı Nazik Kösegil, mevcut sistemde üniversite eğitiminin güz ve bahar olmak üzere yaklaşık beşer aylık iki ana dönemden oluştuğunu hatırlatıyor. Yürütülen çalışma ile bu yapının değişeceğine dikkat çekiyor.

Kösegil’e göre, planlanan modelde beş aylık dönemler üç aya çekilecek ve yıl, üç ayrı akademik döneme bölünecek. Bu değişiklikle birlikte yaz tatili olarak bilinen iki ila iki buçuk aylık sürenin yaklaşık bir aya düşmesi öngörülüyor.

Hedef: Erken Mezuniyet, Erken Kariyer

Yeni mezuniyet modelinin temel amaçlarından biri, öğrencilerin daha erken yaşta diplomalarını alarak iş hayatına atılmalarını sağlamak. Aynı zamanda yurt dışındaki yüksek lisans programlarına başvuru sürecinde yaşanan zaman uyumsuzluklarının da azaltılması hedefleniyor.

Daha kısa sürede mezuniyet, küresel akademik takvimle uyum açısından bir avantaj olarak görülüyor. Bu yönüyle düzenleme, yalnızca Türkiye içindeki eğitim sistemini değil, uluslararası akademik geçişleri de ilgilendiriyor.

Sosyal Gelişim Tartışması

Ancak uzmanlar, bu dönüşümün yalnızca akademik ve mesleki kazanımlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği görüşünde. Nazik Kösegil, çalışmanın gençlerin erken yaşta iş hayatına girmesini amaçladığını belirtirken, bu sürecin öğrencilerin sosyal gelişimi açısından bazı riskler barındırabileceğine de işaret ediyor.

Üniversite yaşamının sadece derslerden ibaret olmadığı, öğrencilerin kişisel ve sosyal gelişiminde kampüs deneyiminin önemli bir yer tuttuğu vurgulanıyor. Eğitim süresinin kısalmasının bu alanlarda nasıl bir etki yaratacağı ise tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Editör: