Beşiktaş JK Başkanı Serdal Adalı’dan Divan Kurulu Toplantısı’nda Açıklamalarda Bulundu!

Beşiktaş JK Başkanı Serdal Adalı, bugün gerçekleştirilen 1. Olağan Divan Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşmayla dikkatleri çekti. Başkan Adalı, yaptığı açıklamalarda;

”Sözlerime başlarken, Beşiktaşımızın yüzüncü yılında yaşadığı unutulmaz şampiyonluğun mimarı Mircea Lucescu’yu bir kez daha saygı ve rahmetle anıyorum.

Dün akşam güzel bir oyunla, bol gollü bir galibiyet aldık. Bu güzel galibiyetten dolayı Sergen hocamızı, teknik heyetimizi, oyuncularımızı tebrik ediyorum.

Bugün bizim için ayrıca anlamlı bir gün. Stadımızın açılışının onuncu yıldönümü.

On yıl boyunca stadımızda büyük sevinçler yaşadık. Şampiyonluklar, kupalar kazanıp ülkemizde ve Avrupa’da büyük zaferlere imza attık.

Bu zaferlerin, yaşayacağımız mutlulukların gelecekte de artarak devam etmesini temenni ediyorum.

Değerli Divan üyelerimiz;

Bugün burada, Beşiktaşımızın mali ve sportif gerçekliğini, gelecek dönem hedeflerini konuşmak için toplanmış bulunuyoruz. 

Yaklaşık 1 yıl önce, karşınıza Beşiktaşımızın Yönetim Kurulu olarak çıktığımız ilk toplantıda, sizlerin karşısına daha umutlu, daha güzel tablolarla çıkacağımız sözünü vermiştik.

Bugün o güzel günleri yaşamaya başladığımız bir tabloyla huzurlarınızda bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

İzninizle; sportif faaliyetlerimizle ilgili sözlerime, camiamızın bugünlerde yaşadığı mutluluğun en büyük sebeplerinden biri olan erkek basketbol takımımızla başlamak istiyorum.

Hepinizin bildiği gibi, basketbol takımımız büyük bir başarıya imza atarak EuroCup’ta finale yükseldi.

İnşallah bu sezon, Beşiktaş tarihinin basketboldaki en büyük başarısını yakalayarak kupayı camiamıza getireceğimize inanıyorum.

Basketbol takımımız aynı zamanda, sportif başarı için tek şartın bütçe olmadığını da gözler önüne seriyor.

Hem ligde hem de EuroCup’ta bütçemizin çok çok üzerinde rakiplerle mücadele ediyor, onların üzerinde yer almayı başarıyoruz.

Bu başarının elbette bir sırrı, bir yöntemi var.

Doğru ve istikrarlı bir yapılanmayla, iyi bir organizasyonla yola çıkıp takımı doğru ellere teslim ettik ve her geçen gün üzerine koya koya bugünlere geldik.

Takımı hedeflerine taşıyabilecek iyi oyuncuları, sahada ve saha dışında Beşiktaş’a uygun karakteri ortaya koyacak profesyonelleri bulup getirmek mümkün.

Böyle yetenekli ve karakterli bir grup biraraya geldiğinde ise başarı kaçınılmaz oluyor.

Ben burada sizlerin huzurunda, bize bu başarıları yaşatan basketbol takımımız için emek veren herkese,

Yönetim Kurulu üyelerimize, özellikle Özkan Arseven kardeşime,

Basketbol icra kurulumuza,

İdari menajerimiz Nedim Yücel ve başantrenörümüz Dusan Alimpijevic başta olmak üzere tüm teknik heyetimize,

Parkede inanılmaz bir mücadele ortaya koyan sevgili sporcularımıza,

Basketbol şubemizde görev alan bütün profesyonellerimize,

Akatlar’da, Sinan Erdem’de ve deplasmanlarda takımı bir an olsun yalnız bırakmayan, nerede olursak olalım orayı bizim sahamıza çeviren büyük taraftarımıza yürekten teşekkür ediyorum.

EuroCup’ı kazanıp camiamıza basketbol tarihimizin en büyük zaferini yaşatacağımıza,

Önümüzdeki sezon camiamızı ve ülkemizi EuroLeague’de en iyi şekilde temsil edeceğimize yürekten inanıyorum.

Basketbol konusunda önemli bir gelişmeyi de sizlere aktarmak istiyorum.

Basketbol altyapı takımlarımızın kullanacağı salon konusunda Haliç Üniversitesi ile anlaşmaya varmış bulunuyoruz.

Basketbol altyapımız bundan böyle 5. Levent’te bulunan Haliç Üniversitesi Spor Salonu’nda çalışacak, maçlarını burada oynayacak. Beşiktaş basketbolunun gelecekteki yıldızları burada doğacak.

Saygıdeğer Divan Kurulu üyeleri, değerli Beşiktaşlılar

Basketbol takımımızda ortaya koyduğumuz bu vizyonu bütün branşlara taşıyabilmek mümkün. Biz de bunun için çalışıyoruz.

Beşiktaş bunu yapabilecek akla ve güce sahip.

Yalnız akıl ve güçle birlikte belli bir sabra da sahip olmak, bu yeniden ayağa kalkış sürecinde Beşiktaş’a biraz zaman vermek, yapılanların arkasında durmak gerekiyor.

Göreve geldiğimizde camiamızdan, doğru bir futbol yapılanması için bize 1,5 sene zaman vermelerini istemiştik.

Bu 1,5 senede futbol şubesinde doğru bir temel atacağımızı ifade etmiştik. 

Beşiktaş’ı şampiyonluklara taşıyacak kadroları oluşturmaya başlayacağımızı söylemiştik. 

Sahada istediğimiz Beşiktaş’ı göreceğimizi, 

Geçtiğimiz sezonlardaki o umutsuzluğu, o teslimiyeti görmeyeceğimizi defalarca belirtmiştik. 

Belki henüz sportif başarıda istediğimiz yerde değiliz ama bugünkü takıma baktığımızda o ışığı görebiliyoruz.

Samimi söylüyorum, ben son zamanlarda iyi oynayan, iyi mücadele eden, Beşiktaş formasını iyi temsil eden bir Beşiktaş takımı görüyorum.

Yıllar sonra maçları heyecanla beklediğimizi, takımımızı umutla takip ettiğimizi düşünüyorum.

Yıllar sonra güzel günlerin, başarıların, şampiyonlukların yeniden geleceğine dair bir inanç ortaya çıktı.

Bu inanca sahip olmak için birçok somut sebebimiz var.

Her şeyden önce kadromuzu kaliteli oyuncularla güçlendirdik.

Transfer ettiğimiz her bir oyuncu hem hedeflerimize katkıda bulunacak, hem de biz istersek büyük mali kazançlar sağlayabilecek seviyede.

Biz futbol takımımızın, sportif başarıyla birlikte Beşiktaş’a mali kazanç getirmesini de çok önemsiyoruz.

Ayakları üzerinde duran, ekonomik bağımsızlığını sağlamış bir Beşiktaş hayal ediyoruz.

Bunun için en önemli gelir kalemlerinden biri de bonservis gelirleridir.

Göreve geldiğimiz günden bu yana, yalnızca 2 transfer döneminde 72 milyon Euro’luk satış gerçekleştirdik. 

Yaptığımız satın alma opsiyonlu kiralama anlaşmalarıyla bu rakamın 90 milyon Euro’nun üzerine çıkması mümkün.

Beşiktaş’ta çok uzun zamandır göremediğimiz bir durum bu.

Üstelik bu bonservis gelirlerini elde ederken, takımımızın yaş ortalamasını da 26’ya düşürdük.

Bunu yaparken kulübü mali anlamda zora sokan birçok oyuncunun mukavelesinden en az hasarla çıkmayı başardık.

Ara transfer döneminde 30 yaşının üzerinde 4 oyuncuyla yollarımızı ayırdık, transfer ettiğimiz oyuncuların yaş ortalaması ise 24,7…

Yani transferde yalnızca günü kurtarmayı değil, Beşiktaş’ın geleceğini de düşünerek hareket ettik.

Ayrıca kulübün mali dengesi için çok önemli bir aksiyon aldık. Futbol takımımızın maaş bütçesini 34,1 milyon Euro’ya düşürdük. 

Şunun da altını çizmekte fayda var: Buna yakın bir parayı da şu an başka takımlarda oynayan oyuncularımıza ödüyoruz. Üzerimize geçmişin yükü olarak bırakılan bu maaşlardan da kısa süre içerisinde kurtulacağız.   

Mevcut takımımızın maaş bütçesi, bize önümüzdeki dönemlerde takım kurgusunda önemli bir hareket alanı sağlayacak.

Sezon sonu yaz transfer döneminde yapacağımız transferler takıma direkt olarak katkı sağlayacak, önemli oyuncular olacak.

Öngördüğümüz bu maliyetleri yerine getirebilmek adına, güncel maaş bütçemizde yaptığımız bu hamleleri çok değerli buluyorum.

Saygıdeğer Divan Kurulu üyeleri, değerli Beşiktaşlılar

Yaptığımız bu yeniden yapılanmaya,

Oyuncu satışlarından elde ettiğimiz büyük gelire

Maaş bütçesinde yaptığımız önemli iyileştirmeye rağmen

Denetleme Kurulu raporunun camiamızla paylaşılması sonrasında, özellikle son 1 sene içindeki oyuncu kiralama ve menajerlik giderleriyle ilgili bilip bilmeden yapılan eleştirilerle karşılaştık.

Doğrudur, bu iki gider kaleminde de bir artış yaşandı.

Ancak her zaman dile getirdiğimiz gibi, biz bu camiaya açıklayamayacağımız hiçbir işin altına imza atmayız.

Sezon başı ve ara transferde getirdiğimiz oyuncular, hem bonservis hem de garanti maaş ücretleri açısından yüksek profilli oyuncular.

Ayrıca; kadronun yenilenmesi için yaptığımız çok sayıda transfer de menajerlik ücretlerinde bir artışa neden oldu.

Menajerlik ücretleri, maaş ve bonservis ödemeleri üzerinden yüzdeyle hesaplandığı için de menajerlik ücretlerinde bilgimiz dahilinde bir artış oldu.

Burada camiamızın bilmesi gereken en önemli nokta şudur:

Verilen menajerlik ücretlerinde hiçbir şekilde FIFA ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun belirlediği yasal sınırların üzerine çıkılmamıştır.

Gelelim oyuncu kiralama konusuna…

Bu kalemdeki artış, yalnızca rakamlara bakıldığında bir şaşkınlık yaratabilir.

Ancak bunun da elbette bir açıklaması var.

Bu konu üzerinden algı yapılmaması için süreci sizlerle buradan tüm şeffaflığıyla paylaşmak istiyorum.

Biz, Gedson Fernandes transferinde farklı bir yol izledik.

Sezon başında, oyuncunun bizde bulunan yüzde 50’lik payını satarak daha düşük bir gelir elde etmek yerine,

Benfica’da bulunan yüzde 50’lik payı da alarak oyuncunun ekonomik haklarının tamamına sahip olduk.

Bunun sonucunda oyuncunun bonservis gelirlerinin tümüne sahip olarak Benfica’ya satıştan pay verme konusunu ortadan kaldırdık ve transferi Beşiktaş için daha karlı olacak şekilde tamamladık.

Gedson’un bonservisinin Benfica’da bulunan yüzde 50’lik kısmını 10 milyon Euro karşılığında satın aldık.

Ve bu işlemden sonra Gedson’un bonservisini hemen verdiğimiz, amiyane tabirle al – sat yaptığımız için

Benfica’ya ödeyeceğimiz bu 10 milyon Euro’luk rakamı kiralama gideri hanesine yazdık.

Yani bugün 641 milyon TL olarak gördüğümüz oyuncu kiralama giderlerinin 10 milyon Euro’luk yani yaklaşık 500 milyon TL’lik kısmı  Gedson transferinde yaşanan bu özel durumdan kaynaklanıyor.

Burada camiamızın bilmesini istediğim önemli bir nokta daha var.

Biz bu işlemi haliyle 2025 yılı giderlerine yazmak durumundayız.

Ancak Gedson transferi için Benfica’ya ödeyeceğimiz 10 milyon Euro’yu bugünkü bilançolarda göründüğü gibi tek kalemde değil,

Önümüzdeki 5 yıla yayılmış bir ödeme planı ile ödeyeceğiz.

Gedson için Spartak Moskova ile anlaştığımız transfer ücretini ise peşin olarak aldık ve tarihimizin en büyük bonservis gelirlerinden birini Beşiktaşımızın kasasına koyduk.

Herkes şunu bilsin ki bu süreci Beşiktaşımızın menfaatleri açısından en doğru şekilde yönettik ve kulübümüze önemli bir finansal katkı sağladık.

Denetleme Kurulu Raporu’nda gözüken oyuncu kiralama ve menajer maliyetlerine ilişkin konu, bütün şeffaflığıyla budur.

Bu iki konu üzerinden hiçbir Beşiktaşlı paniğe kapılmasın, herkesin içi rahat olsun.

Beşiktaş’ı en ufak zarara uğratmayacak, ekonomik olarak da mutlaka düze çıkaracağız.

Rica ediyorum camiam da yapılan bazı kasıtlı algılara kapılmasın. 

Saygıdeğer Divan Kurulu üyeleri, değerli Beşiktaşlılar

Söylediğimiz gibi, önümüzdeki sezon şampiyonluk yarışında iddialı olacak, Beşiktaş’a layık olduğu başarıları getirecek bir takım kurmak için önemli hamleler yapacağız.

Şampiyonluk kadrolarının kurulması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Şimdiden oyuncularla görüşüyoruz, düşündüğümüz transferlerin mali şartları ve finansmanı üzerinde büyük çaba sarfediyoruz.

Ancak bütün bu çalışmaları yaparken, camia olarak hep birlikte üzerinde durup mücadele etmemiz gereken çok önemli bir mesele var.

Biz buraya dünyanın en önemli oyuncularını da getirsek, en büyük bütçeleri de oluştursak Türk futbolunun hali ortada. 

Yıllardır süregelen bu düzen değişmedikçe, özellikle sahanın içine adalet gelmedikçe kalıcı başarı beklemek hayalcilik olur.

Üzülerek söylüyorum ki ülkemizde futbol; hakkaniyet, adalet, liyakat kavramlarının çok uzağında oynanıyor.

Hakem atamalarına ve kararlarına karşı hiçbir yaptırım uygulamayan bir federasyon,

Onun güdümündeki liyakatsiz kurullar ve VAR sistemi,

Adına eğitmen denilen tiyatrocular ve futbolu bilmeyen hakemler,

Daha kötüsü belki de sahaya talimat alarak çıkanlar,

Yıllardır kendi kafalarına göre bir lig dizayn ediyor ve Beşiktaş’ı yarışın dışında bırakıyor.

Son 5 senede 4 tane Federasyon Başkanı değişti. Kurullarda yokuz. Federasyon’un herhangi bir yerinde temsilcimiz yok. Yayıncı kuruluşta görev alan hakemlerin hepsi Beşiktaş ile sorunlu. 

Şimdi buradan benden önceki başkanlara soruyorum: Bunlara neden hiç müdahale etmediniz? Bu yayıncı kuruluş arayıp hiç mi tepki göstermediniz?

Siz bunları yapmadığınız için, bu yayıncı kuruluşun hakemleri, hakemlikte yaptıkları yetmiyormuş gibi, yorumculukta da aynısını yapmaya devam ediyorlar. 

Yayıncı kuruluş demişken, onlara da iki çift sözüm olacak.

Yayıncı kuruluş ne yazık ki büyük bir algı yürütme çabası içerisinde.

Maçlarda lehimize karar verilmesi gereken pozisyonlar yayınlanmazken, aleyhimize olan pozisyonlar anında ekrana veriliyor.

Henüz 2 gün önce web sayfalarından yaptıkları haberin konusu, Agbadou ve Cerny PFDK’ya sevk edildi.

Ancak haberde, kaptanımız Orkun’un maç içindeki bir pozisyonda rakip futbolcuyla olan bir fotoğrafı kullanılıyor.

Yayıncı kuruluştaki beyefendiler zannetmesinler ki biz bazı şeylerin farkında değiliz.

Geçtiğimiz senenin Ocak ayından itibaren bize karşı takındıkları bu tutumun farkındayız.

Allahtan 1-2 tane Beşiktaşlı yorumcumuz var da gerektiğinde tepkilerini dile getiriyorlar.

Saygıdeğer Divan Kurulu üyeleri, değerli Beşiktaşlılar

Ne zaman takım iyi bir ivme kazansa, ne zaman camia olarak birleşsek birileri devreye giriyor ve Beşiktaş’ı denklemin dışında bırakıyor.

Bu bir maç değil iki maç değil, bütün büyük maçlarda aleyhimize inanılmaz hatalar yapılıyor.

Bütün kritik maçlarda, bütün kırılma noktalarında aleyhimize karar verilmesi, bize bunların birer hata değil, kasıt olduğunu düşündürüyor.

Bizlerin, teknik heyetimiz ve oyuncularımızın, en önemlisi milyonlarca Beşiktaşlının hakkına giriliyor.

Ben neredeyse yarım asırdır bu ülkede futbolu takip ediyorum.

Futbol bu ülkenin, insanlarımızın en sevdiği oyundu.

Hepimizi birleştiren, mutlu eden, heyecanlandıran en büyük tutkumuzdu.

Biz bu duyguyu, bu tutkuyu kaybettik çünkü ne yazık ki futbola olan güvenimizi yitirdik.

Artık neredeyse sokakta bile top oynayan çocuklar göremiyoruz.

Çok merak ediyorum, bu kadar çok sevilen bir spordan insanları nasıl bu kadar uzaklaştırabildiniz ☺

Bütün dünyada futbol gelişirken, 

Yarı otomatik ofsayt sistemi, VAR, gol çizgisi gibi teknolojilerle hata payı dünyanın her yerinde azaltılırken,

Bu kurallar her yerde hakkıyla uygulanıp hakem tartışmalarına çözüm olurken,

Nasıl oldu da futbolumuzu daha büyük tartışmalara sürükleyebildiniz? 

Çok uzağa gitmeyelim; bizim Fenerbahçe ile oynadığımız maçın hemen bir gün sonrasında Juventus ile Cenova arasında oynanan karşılaşmada bizim maçtaki pozisyonun aynısı yaşandı. 

Bakın, benzeri demiyorum, aynısı yaşandı. O maçta hakem ne verdi biliyor musunuz? Serbest vuruş verdi. 

Buradan “hakem hatalarını bir yere kadar anlayabilirim ama VAR’daki hatayı affetmem” diyen Federasyon Başkanı’na sesleniyorum.

Bizim maçlarımızın neredeyse tamamında yapılan bu hatalar, siz o hataları affettiğiniz için, 

Görevdeki MHK Başkanına hâlâ katlandığınız için oldu.

Harcadığımız emeğin, yaptığımız yatırımların, sahada oynanan oyunun karşılığını bulmamasının en büyük sorumlusu, yaptığınız bu tercihlerdir.

Beşiktaş’ın emeğine göz diken kim varsa biz de onun karşısındayız.

Siz bu yaptıklarınızla, bu kararlarınızla, bu yönetim anlayışınızla Türkiye’nin en büyük, en köklü camiasını, bu ülkenin öncü spor kulübünü karşınıza aldınız!

Buradan Sayın Hacıosmanoğlu’na soruyorum: 

Benim oturduğum başkanlık makamında siz de oturdunuz ve önemli bir camiada başkanlık yaptınız. 

Allah aşkına benim yerimde siz olsaydınız, bu hakem hatalarından bu kadar canınız yansa ne yapardınız?

Bir de bu gerçekleri dile getirdim diye “Türk futbolunun itibarını zedelemekten” ceza veriyorlar.

Güler misiniz ağlar mısınız ☺

Her gün puan silme cezaları, transfer yasakları okuduğumuz,

Zeminleri kötü, tribünleri bomboş,

Hakemlere, MHK’ye, fikstür çekimlerine, her noktasına itiraz edilen,

Her konuda güven kaybına uğramış futbolumuzun itibarı zirvedeydi

Ben geldim, bunları söyledim ve bu itibar zedelendi öyle mi?

Valla kusura bakmayın, Türk futbolunu bu hale ben getirmedim.

Bu uygulamaları ben yapmadım.

Geçtiğimiz günlerde Dünya Kupası’nda görev alacak hakemler açıklandı.

FIFA Dünya sıralamasında 198. sıradaki Somali’den, Moritanya’dan, Gabon’dan hakem var 

Ama ne yazık ki 86 milyon nüfuslu büyük Türkiye Cumhuriyeti’nden Dünya Kupası’na 1 hakem dahi gönderememişiz.

Bakın bu Dünya Kupası’ndaki hakem atamalarını da ben yapmadım ☺

Demek ki Portekizli eğitmenleriniz de işlerinde çok iyi değillermiş.

Geçtiğimiz günlerde televizyonlarda bizlere dava açmaktan bahsediyorlardı.

Şimdi biz, ülke futboluna yaşattıkları bu itibar kaybından dolayı onları hangi mahkemeye verelim?

Değerli Divan Kurulu üyelerimiz, saygıdeğer Beşiktaşlılar

Camiamız merak etmesin, Türk futbolunu saran bu kara düzene karşı mücadelemizi en üst perdeden sürdüreceğiz.

Tarihi boyunca şerefiyle oynayıp hakkıyla kazanmış Beşiktaşımızın hakkını kimseye yedirmeyeceğiz.

Yeter ki, Beşiktaş camiası birlik beraberlik içinde olsun. Bütün gücüyle, bütün aklıyla bu mücadelede Beşiktaş’ın tarafında dursun.

Beşiktaş’ın şanlı mazisi bu mücadelelerle dolu. Daha önce de başardık, yine başaracağız.

Bütün engellemelere, eşitsizliklere rağmen Beşiktaşımızı hak ettiği günlere birlikte taşıyacağız.

Değerli Divan Kurulu üyeleri, saygıdeğer Beşiktaşlılar

Takdir edersiniz ki, kulübümüzün sportif başarıya ulaşması güçlü bir mali yapı oluşturmaktan geçiyor.

Biz de Beşiktaşımızın mali bağımsızlığını sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz.

Gelir getirecek projeler üretmek ve yeni sponsorluk anlaşmaları yapmak, göreve geldiğimiz günden bu yana en çok üzerinde durduğumuz konular oldu.

Geçtiğimiz Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz Divan Kurulu’ndan bu yana,

Yani 4 ay gibi kısa bir süre içerisinde 12’si yeni 16 sponsorluk ve işbirliği anlaşmasından yaklaşık 1,9 milyar TL sponsorluk gelirini Beşiktaşımıza kazandırdık.

Buradan, Beşiktaşımıza bu ekonomik desteği veren bütün sponsorlarımıza da çok teşekkür ediyorum.

Değerli Beşiktaşlılar,

Bugün burada sizlerin huzurunda, iki büyük sponsorluk anlaşmasını daha paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

Stadımızın mevcut isim sponsoru TÜPRAŞ ile anlaşmamızı 3 yıl daha uzattığımızı geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaşmıştık. 

2028-2029 sezonu sonuna kadar sürecek anlaşmayla, tam 1 milyar 180 milyon lirayı, tamamı peşin olarak aldık.  

Aynı şekilde, mevcut forma göğüs sponsorumuz BEKO ile de 3 yıl daha birlikte olacağız. 

Beşiktaşımız bu anlaşmadan da, 3 yıllık, toplamda 500 milyon TL’ye yakın bir gelir elde etmiş durumda.

TÜPRAŞ ve BEKO sponsorluklarının yenilenmesi, Beşiktaşımızın kasasına 1 milyar 700 milyonluk bir gelir olarak yansıyacak.

Üstelik bu tutar kırdırılmadan, peşin olarak tahsil ediliyor. 

Buradan çok önemli bir hususun daha altını çizmek istiyorum. 

Her iki sponsorluk gelirin tamamı, Bankalar Konsorsiyumu’na olan borcumuzun ödenmesinde kullanılacak.

İsterseniz bu konuyu biraz daha açayım: 

Tüpraş’tan gelen paranın ardından Ziraat Bankası’na olan 1 milyar 700 milyon TL’lik yükümlülüğümüz için kendilerine bir yazı yazdık.

Bu paranın 1 milyar 200 milyon TL’lik kısmını peşin olarak ödemek istediğimizi, kalan 500 milyon lirayı da 1 sene sonradan başlayarak 2030 yılının sonuna kadar her 3 ayda bir taksitle ödemek istediğimizi kendilerine resmi bir yazıyla ilettik.

Şimdi kendilerinden bir cevap bekliyoruz. Bize olumlu döneceklerini düşünüyorum ve kendilerine şimdiden teşekkür ediyorum. 

Koç grubunun TÜPRAŞ ve BEKO markalarıyla verdiği bu sponsorluk ve ödeme desteği, Beşiktaş için büyük bir önem taşıyor. 

Camiam adına; bu süreçteki her türlü desteği için, Beşiktaşımızın en kıdemli genel kurul üyesi unvanını taşıyan, Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı sayın Mustafa Rahmi Koç Beyefendi’ye huzurlarınızda şükranlarımızı iletmek istiyorum. 

Kendisinin yanına ilk gittiğimde, bir bankanın borcunu kapatacağımı söyledim ve Rahmi Bey de hiç düşünmeden “Ne gerekiyorsa yapalım” dedi. Üstelik; Beko’nun forma göğüs sponsorluğunun da bitmesine henüz 1 sene kalmış olmasına rağmen bu teklifimi kabul etti.    

Gönül isterdi ki, benzer yaklaşımları diğer Beşiktaşlı dostlarımızdan, iş insanlarından da görseydik. 

Evet, Allah’tan bizim bir Rahmi Koç’umuz var. Hem kütüğümüzde, hem gönüllerimizde bir numarada boşuna yer etmedi. Her zaman kulübümüze şahsi olarak her türlü desteğini, hamiliğini esirgemedi. 

Kendisinin Beşiktaşlılığı, Onursal Başkanımız sayın Süleyman Seba ile olan dostluğu, kulübümüze gösterdiği ahde vefa ve Beşiktaş ne zaman ihtiyaç duysa verdiği büyük destek Beşiktaşlılar tarafından asla unutulmayacak.

Rahmi Bey, Allah size sağlıklı uzun ömürler versin! 

Saygıdeğer Divan Kurulu üyeleri, değerli Beşiktaşlılar,

Tıpkı sponsorluk anlaşmaları gibi, yönetim kurulu olarak üretip hayata geçireceğimiz projeler de Beşiktaşımızın geleceği için hayati önem taşıyor.

Üzerinde çalıştığımız projelerin son durumu konusunda sizleri bilgilendirmek isterim.

Özellikle Dikilitaş projesinin gidişatı camiamız tarafından oldukça merak ediliyor.

Daha önce de birçok kez dile getirdiğimiz üzere, Beşiktaş’ın mali bağımsızlığı adına Dikilitaş Projesi’ne büyük önem veriyoruz.

Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız, büyük çaba sarfettiğimiz bu büyük projeyi son aşamaya getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Yakın zamanda bu projenin ekonomik getirilerini de görmeye başlayacağız.

Hepinizin bildiği gibi; Dikilitaş ihalesi için 17 milyar 400 milyon TL’lik bir teklif aldık. Bu tutarın yarısı olan 8 milyar 730 milyon 500 bin TL’yi Beşiktaşımızın kasasına koyacağız. 

Beşiktaşımızın elde edeceği bu gelirin 2.2 milyar TL’lik kısmını peşinat olarak alıyoruz.

2,2 milyar TL tutarındaki bu büyük gelir, Nisan ayı içerisinde Beşiktaşımızın kasasına girmiş olacak.

Bu 2,2 milyar TL’yi de, tıpkı Ziraat Bankası’nda yaptığımız gibi, Bankalar Konsorsiyumu’nda Halk Bankası’na olan borcun anaparasını kapatmak için kullanacağız.

Bu borcun faizini de 3 yıl içerisinde, Emlak Konut’tan gelecek olan gelirle kapatacağız.

Değerli Divan Kurulu üyeleri,

Biz göreve geldiğimizde ödenmemiş maaşlarla, bankalara olan vergi borçlarıyla, kapımızda UEFA cezalarıyla koltuğa oturduk. 

O gün size bir söz verdim. Bankalar Birliğinden çıkacağız dedim. Bunun için 4.2 milyar TL’lik sermaye artırımına gittik. Ancak, o günkü piyasa şartları bunun sadece 3’te biri kadar, para toplamamıza imkan verdi.

Buna rağmen, biz mali disiplini sağlamak adına çok büyük adımlar attık. 

Dengeli bir maaş politikasına geçiş sağladık. Devraldığımızdan bugüne 16 ayda 34 futbolcuyla yollarımız ayırdık. Geçtiğimiz ara transfer döneminde nette kulübe artı 72 milyon euro tutarında olumlu yansıyacak adımlar attık. 

Sadece futbol takımımızda değil, yönetimde de önemli adımlar attık. Bu süreçte 5 başkan gören ve 15 yıldır kulübümüzde olan yöneticilerimiz dahil, yollarımızı ayırdığımız isimler oldu. 

Tüm bu adımlar, UEFA Finansal Sürdürülebilirlik kriterleri açısından da olumlu bir gelişmedir.

Gayrimenkul, hisse satışı, sponsorluk ve transfer gelirleriyle yaratılan her bir kaynak, tarafımızca kuruş kuruş hesaplanarak harcanmıştır. Beşiktaş’ımızın geleceğine yönelik, finansal borçlar ciddi ölçüde azaltılmış ve faiz yükünde düşüş sağlanmıştır. Ancak bu iyileşmenin kalıcı olabilmesi, sürdürülebilir gelir üretimine bağlıdır. 

Bu bağlamda; Dikilitaş Projesi, yaratacağı garanti gelir ve potansiyel değer ile stratejik bir fırsattır. Biz, aylardır her gün ilmek ilmek bu projeyi hayata geçirmek için düğümleri çözüyoruz. 

Size Dikilitaş’ta yaşadığımız bir konuyu anlatayım: Arsanın devrini yapacağız. Arsanın üzerinde Tam 34 tane icra dairesinden haciz vardı. Tam 34 tane! Düşünün; bunları tek tek çözerek artık sona geldik.  

Buradan, “Beşiktaş’ın malını satıyor” diyenlere de bir çift lafım olacak: 

Bu arazi, orda duruyordu, yapabilse benden önceki her başkan yapmış, satmış olurdu. Bazı şeylerde alçak gönüllü davranınca, herkes daha kolay atıp tutmaya başlıyor. 

Bugüne kadar sustum, sustum ama artık söylemem lazım: Orayı bizden başka hiç bir yönetim yapamazdı. Yapabilseydi zaten bize o arazi kalmamış olurdu.

Sermaye artırımına gittik, kimse para koymadı, ama herkes ahkam kesti. Bana akıl verenlere sordum: Sen aldın mı? YOK. Sen aldım mı? YOK!

Eeee kimse elini taşın altına koymasın, buna tamamım. Ben elimi, gövdemi taşın altına koyduğumda da bari taş atmayın!

Ben, kulübün bankalar birliğinden çıkmasını sağlayacağım dedim. Ama bunu yaparken de, sosyal medyada iki tane beğeni, birkaç alkış alacağım diye hareket e-de-mem. 

Mevcut şartlarda en iyisi neyse onu yaparım. Dışardan atıp tutmak kolay. Ne yapsaydım, rakiplerimiz gibi “bankalarla olan finansal yeniden yapılandırmadan çıktık” diye hava atıp, ertesi gün aynı bankalara daha ağır şartlarla kredi istemeye mi gitseydim? 

Ben burada olduğum sürece, bu konudaki kararlı ve tavizsiz duruşumuz devam edecektir. 

Beşiktaş için iyisi, doğrusu neyse, hesabını yapıp ona göre karar vermeye devam edeceğiz. 

Sosyal medyadan aferin almak adına, kulübün bir kuruşunu feda etmeyeceğim! 

O yüzden şartlara bakıyoruz. En iyi, en avantajlı gözüken neyse onu yapıyoruz. 

Biz icrayız. Denetime her zaman açığız ve her türlü desteği de camiamıza, şeffafça bizi denetleyip yazsınlar diye de sunuyoruz. 

Ama onlar da bazen yazdıklarına ve bunların bedellerinin ne olduğuna sahip çıkmalılar. 

Geçen yıl gittik, oturduk, konuştuk. Projeyi, gelirlerin nasıl olacağını anlattık. 

İstanbul’un kalbinde bir emlak projesi tabii ki dövize bağlı olacak dedik. Bize, kur riski almayın, olası devalüasyonda risk var dediler. Bu yolu kapattılar. 

Peki biz, bir yılda dövize dönseydik, ödeyeceğimize göre yüzde 20 fazla faiz yükü ödedik. Merak ediyorum. Bu noktada kendilerini de eleştirecekler mi? Neyse.. 

Biz yönetim kurulu olarak, çizgimizi asla bozmayacağız. Öncelik Beşiktaş olmaya devam edecek. 

Kulübümüze değer katacak sponsorluklar, projeler yapacak, Beşiktaş’ı uzun vadede sürdürülebilir bir finansman ve bütçeye sahip hale getireceğiz.

Değerli Divan Kurulu Üyelerimiz

Bir başka projemiz Akatlar’da mimari avan projesinin finalize edilmesinde son aşamaya gelmiş bulunuyoruz.

Taslak proje bize ulaştı, revizeler için firmaya gerekli bilgilendirmeler yapıldı.

Revize sonrası gelecek avan proje taslağını almamızla birlikte ruhsat için başvuru yapabilecek noktaya geleceğiz.

Kulübümüzün geçmişinde, hepimizin hatıralarında çok önemli yeri olan, unutulmaz anılarla hatırladığımız Akaretler’deki eski kulüp binamızın güçlendirme aşamasında da sona gelmiş bulunuyoruz.

Güçlendirme çalışmalarının sona ermesiyle bu projenin geçici kabulü yapıldı. Kesin kabul için eksik listesi paylaşıldı.

Eksikler giderildikten sonra Akaretler binamız için iskan başvurusunda bulunacağız.

Ayrıca Akaretler’deki binamızı kiralayarak Beşiktaşımıza buradan da gelir getirme konusunda, ulusal ve uluslararası firmalarla görüşmelerimizi sürdürüyoruz.

C Blok Divan Lokali ve Süleyman Seba Müzesi’nin yapımıyla ilgili inşai faaliyetler tüm hızıyla devam ediyor.

Sancaktepe tesisleriyle ilgili olarak da çalışmalarımızın sonuna geldik. 

Ay sonuna doğru kadın futbol takımımızı ve futbol altyapı takımlarımızı Sancaktepe’ye, yeni tesislerine yerleştirmeyi planlıyoruz.

En kısa zamanda Sancaktepe’deki bütün çalışmaları yaparak, Beşiktaşımızın Anadolu yakasında da sporcu yetiştireceği büyük bir tesisi hizmete açacağız. Camiamıza hayırlı olsun.

Değerli Divan Kurulu üyeleri, saygıdeğer Beşiktaşlılar

Huzurlarınızda dile getirmekten büyük mutluluk duyduğum bir başka proje de, camiamıza geçtiğimiz günlerde duyurduğumuz Gen Beşiktaş projesidir.

Gen Beşiktaş projesi ile, dünyaya gözlerini bugün açmış bir bebeğimizden 18 yaşından gün almış genç kartalımıza kadar her Beşiktaşlıya Genel Kurul üyesi olma yolu açılacak.

Çocuklarımız ve gençlerimiz kendilerini Beşiktaş’ın önemli bir parçası olarak görecek, Beşiktaş ile olan bağları kuvvetlenecek, gelecek nesil Beşiktaş’ı çok daha yakından, çok daha derinden hissedecek.

1903 TL karşılığında Gen Beşiktaş üyesi olacak olan her evladımız, 18 yaşını doldurduğu andan itibaren yüzde 50 indirimle Genel Kurul üyesi olabilecek.

“Beşiktaş bize babamızdan kalan miras değil, evladımıza lan borcumuzdur” felsefemiz bu proje ile karşılık bulacak.

Gen Beşiktaş projesinin hayata geçmesinde büyük emekleri olan Yönetim Kurulu üyemiz sayın Merve Öztopaloğlu’na,

Sicil Kurulu Başkanımız sayın Sefa Bağcı ve ekibine,

Bu projenin hayata geçmesi için gecesini gündüzüne katarak büyük emek veren Beşiktaş kulübü çalışanlarına sizlerin huzurunda yürekten teşekkür ediyorum.

Gen Beşiktaş projesinin Beşiktaşımız için hayırlı olmasını diliyor, bütün Beşiktaşlı gençlerimizi bu projeye dahil olmaya davet ediyorum.

Değerli Divan Kurulu üyeleri, saygıdeğer Beşiktaşlılar

Daha önce sıkça eleştiri yapılan bir konuyla ilgili de sizleri bilgilendirmek istiyorum. 

Sezon sonu itibariyle TÜPRAŞ Stadyumu’nun çimleri sökülecek.

Yazın stadımızda herhangi bir etkinlik olsa da olmasa da bu çimleri her sezon söküyoruz ve yeniliyoruz.

Önümüzdeki yaz çimlerimiz söküldükten sonra stadımızda bildiğiniz gibi konser organizasyonları yapılacak.

Konserler başladığı zaman genellikle şöyle bir eleştiri alıyoruz, konserlerden kazandığımız paranın çok daha fazlasını zemine harcadığımız söyleniyor.

Sizlerin huzurunda açıklayayım:

Çimler söküldükten sonra düzenlenecek olan konser etkinliklerinden yaklaşık 4 milyon dolar gelir elde edeceğiz.

Konserler bittikten sonra, gelecek sezonun başlamasına yakın zemin yenileme çalışmalarına başlayacağız. 

Stadımızın yeni zemini de yaklaşık 700 bin dolara mal olacak, yani yaz sezonunda konserlerden yaklaşık 3 milyon dolar kâr elde etmiş olacağız.

Yıllardır tartışılan bu konuda da Beşiktaşlıların içi rahat olsun.

Değerli Divan Kurulu üyelerimiz,

Beşiktaşımızın mali, idari ve sportif durumunu, projelerimizi, gelecek planlarımızı tüm şeffaflığıyla sizlere aktardım.

Sizler de görüyorsunuz ki, Beşiktaşımız için her alanda, her konuda en doğru işleri yapmak adına büyük bir çaba gösteriyoruz.

Bu projeler hayata geçtikçe biz de Beşiktaş’a bu hizmetleri yaptık demenin mutluluğunu yaşıyoruz.

İnancımız odur ki, önümüzdeki sezondan itibaren sportif başarıda da beklentileri yerine getirmeye başlayarak büyük Beşiktaş camiasını mutlu edeceğiz.

Mali ve idari konularda Beşiktaşlılar için sevinç ve umut kaynağı olacak pek çok projeden bahsettik.

Sözlerimin sonuna gelirken Beşiktaş’ta ne yazık ki uzun zamandır başarılamamış bir konudan daha bahsetmek istiyorum.

Sponsorluk anlaşmaları ve Dikilitaş başta olmak üzere hayata geçirdiğimiz projelerin ekonomik getirisi, Beşiktaş’a mali anlamda büyük bir nefes aldırdı.

Yaratılan bu gelirler sayesinde, yıllar sonra ilk kez borç kulüp kontrolüne geçti.

Uzun yıllar sonra ilk defa borçlarımız, elde ettiğimiz gelirlerle ödenebilecek duruma geldi.

Bu, Beşiktaşımızın mali istikrarı yakalayabilmesi için çok önemli bir başlangıçtır.

Ayrıca, yıllardır belimizi büken, Beşiktaş’ta ne yazık ki kronik bir sorun haline gelen bir konuyu, bir kötü alışkanlığı daha çözüme kavuşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 

Maliye Bakanlığı ve SGK ile yürüttüğümüz görüşmeler sonucu tüm vergi borçlarımız için yapılandırma çalışmalarına başladık. Bu yapılandırma da Dikilitaş’tan gelecek gelirle yapılacak. 

Değerli Divan Kurulu üyelerimiz,

Değerli Divan Kurulu üyeleri, saygıdeğer Beşiktaşlılar

Gördüğünüz gibi, bu Divan Kurulu toplantımızda Beşiktaşımız için çok daha umut verici, çok daha pozitif bir tablo ortaya koyduk.

Sizlerin, camiamızın, taraftarımızın desteğiyle, birlik beraberliğiyle, bizlere sunacağınız katkılarla büyük yürüyüşümüz devam edecektir.

Ben Beşiktaşımızda uzun yıllardır süre gelen hayal kırıklığının, güven kaybının, kaos ortamının önümüzdeki sezonla birlikte tamamen dağılacağına inanıyorum.

İlerleyen dönemlerde karşınıza çok daha güçlü bir Beşiktaş tablosuyla çıkacağız.

Camiamızın her ferdinin çıktığımız bu yolda desteğini, katkısını rica ediyorum.

Bugün buraya gelerek Beşiktaş’a zamanını, mesaisini ayıran,

Mevcut durumumuz hakkında bilgi edinip Beşiktaş’ın sorunlarına kafa yoran, bugününe ve geleceğine sahip çıkan siz değerli Divan üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum.” ifadelerini kullandı.

Editör: