"Beşiktaş peri masalı yazmaya, Galatasaray hayal kırıklıkları yaşamaya devam ediyor"

"Beşiktaş peri masalı yazmaya, Galatasaray hayal kırıklıkları yaşamaya devam ediyor"

Beşiktaş'ın Vodafone Park'ta 2-0 kazandığı Galatasaray karşılaşmasını Milliyet Gazetesi spor yazarı Şansal Büyüka değerlendirdi.

Ajans Beşiktaş - İşte Şansal Büyüka'nın bugün Milliyet Gazetesi'nde yer alan köşe yazısı:

-Bazı goller vardır, attığında 10 gole bedel olur. Marcao’nun “altın tepsi”de ikram ettiği geri pas pozisyonunda, Larin, kaleci Okan ile karşı karşıya kaldığında topu üstten dışarı atacağına, ağlarla buluşturabilse, bugüne kadar attığı 11 gole bedel olurdu. Bu fırsatı hem kendisi, hem takımı adına “bozuk para” gibi harcadı Larin...
-Bazı dokunuşlar vardır, kelimenin tam anlamıyla “altın dokunuş” olur. Marcao’nun vuruşunda top Beşiktaş ağlarına giderken, Atiba’nın kepçe gibi uzattığı ayağı, Beşiktaş’ı mutlak bir golden kurtardı. İlk yarı bittiğinde Beşiktaş’ta iki kader adamı vardı: Biri kaçırdığı ile Larin, diğeri kurtardığı ile Atiba...
-Luyindama belki de maçın tartışmasız en iyi adamıydı. Gol dakikasına kadar uçana-kaçana vurdu. Her tehlikeyi önledi. Ancak Josef golü öncesi ortalanan topu kesemeyince maçın sonucunu belirleyen “kader adamı” oldu. Ne gariptir, ikinci golde de büyük hatayı gene Luyindama yaptı.
-Maç çok ilginç bir eşleşmeye tanıklık etti. Süper Lig’in en hızlı iki kenar adamı... Beşiktaş’ın sağında Rosier, Galatasaray’ın solunda Sarachhi... Rosier, çoğu maçta olduğu gibi aklı hücumda oynadı. Sarachhi hiç çıkmadı. Hücumu ancak ikinci yarıda, o da bir-iki defa hatırladı.
-Rosier demişken hem hızlı, hem cüretkârdı. Gördüğü sarı karttan sonra, “ip üstünde oynayan cambaz” gibiydi. Frene hiç basmadı. Aynen devam etti. Marcao pozisyonunda ikinci sarıyı görebilir, belki kırmızı ile gidebilirdi.
- Bu maçta hakem kararlarından iyi bir öykü çıkacaktır. Cüneyt Çakır ve yardımcıları, kritik ikili pozisyonların tamamına yakınında ters kararlar verdiler, iki tarafın da tepkisini çektiler.
-Cüneyt Çakır demişken... Yeni imajının kendini en az 8-10 yaş daha fazla gösterdiğinin farkında değil mi? Sıfıra tıraşlanmış kafa, uzatılmış ak sakallar... Başka bir gündemi yoksa, hızla eski haline dönmeli...
-Galatasaraylılar, “Rosier niye atılmadı?” derlerse haklı bulurum. “Diagne niye atıldı?” derlerse haklı bulmam. Diagne ayağını topa kaldırıyor ama, sonrasında çekmiyor ve tabanı gidip Montero‘nun kafası ile buluşuyor. Kırmızı bana göre doğru karar...
- Galatasaray eksik kalınca Sergen Hoca çok doğru bir hamle yaptı ve N’Koudou ve Mensah‘ı sahaya sürürek tam bir hücum takımı oldu. Anlamadığım, Galatasaray bir eksik kalınca niye bu kadar kapandı, niye bu kadar çaresiz kaldı? Nitekim, yediğin golden sonra hücum aklına geliyorsa, daha önce neden gelmedi?
-Beşiktaş’ta maçın iyileri Vida, Atiba ve Rosier’di. 75. dakikaya kadar sadece takımının değil, sahanın en iyisi olan Luyindama, iki golde de büyük hata yaparak Galatasaray adına bir çuval inciri berbat etti.
- Maçın iyileri oldu, maçın kötüleri oldu, maçın kader anları oldu. Ancak sonucu büyük ölçüde tayin eden Diagne’nin gördüğü kırmızı kart oldu. Gelatasaray’da bir kırmızı kartla nasıl oldu da bu kadar çöktü, o da anlaşılır gibi değil...
-Beşiktaş peri masalı yazmaya, Galatasaray hayal kırıklıkları yaşamaya devam ediyor.