1. HABERLER

  2. FUTBOL

  3. FUTBOL HABER

  4. "Bir dönem, Beşiktaş’ta görev alması için zamanın erken olduğunu düşündüm"
"Bir dönem, Beşiktaş’ta görev alması için zamanın erken olduğunu düşündüm"

"Bir dönem, Beşiktaş’ta görev alması için zamanın erken olduğunu düşündüm"

Milliyet Gazetesi'nin duayen yazarı Attila Gökçe, teknik direktör Sergen Yalçın'ın Beşiktaş'la anlaşmasının ardından çok konuşulacak bir bilgiyi yazısında paylaştı...

A+A-

Milliyet Gazetesi yazarı Attila Gökçe, teknik direktör Sergen Yalçın'ın 14 yıl sonra yuvaya teknik direktör olarak dönmesini değerlendirirken, çarpıcı bir bilgiyi yazısında paylaştı. İşte o yazı...

"Beşiktaş yönetimi, Abdullah Avcı ile “yolları ayırma” kararı verirken, haftalardır bekleyen B planını uygulamaya koydu. Umumi arzu üzerine Sergen Yalçın.

O planın bir de son anda eklenen C bölümü var: Sergen Yalçın, anlaşma sağlanırsa Lucescu ile birlikte çalışacak. Hatırlayalım: Başkan Ahmet Nur Çebi, 21 Aralık’ta Ümraniye Nevzat Demir tesislerinde futbol takımını ziyaret etmişti. Orada futbolculara verdiği sözlerden sonra Abdullah Hoca ile ilgili olarak “Hocamızla Ocak ayında konuşacağız” demişti. İşte B planının başlangıç anı.

'Abdullah hoca soyunma odasında çok ağır konuşmuş'

Abdullah Avcı ve futbolcuları, Ocak ayında Süper Lig’in ikinci yarısına kötü başladılar. Vodafone’daki Sivasspor yenilgisi. Kupa rövanşını da aynı skorla (3-2) kaybettikten sonra ipler koptu. ...Ve Ocak ayında programlanan “konuşma” gerçekleşti. O görüşmenin perde arkasından bir-iki ayrıntı öğrendim. Abdullah Hoca, Kupa’dan elendikleri maçtan sonra soyunma odasında çok ağır ve sert sözlerle konuşmuş... Yol ayrımının o noktada başladığı söyleniyor.

Başkan’la Teknik Direktör’ün görüşmesine gelince... Ahmet Nur Çebi’nin İzmir’deki açıklaması ilginç: “Şahsen beklediğim bir toplantı değildi. Hocamız Abdullah Avcı yorgun ve mutsuz olduğu halde toplantıya geldim. Konuşmalar sonucunda hocanın mutsuz olması, kamuoyunun baskı olarak alınan sonuçlardan çok etkilenmesi ister istemez görüşmemize neden oldu. En doğru yolun iki tarafın yollarını ayırmak olacağını ifade ettik.' Başarısızlık sürecinde Abdullah Hoca ile görüşen başkaları da olmuş. Avcı’nın durgun, isteksiz ve tepkisiz olduğunu görmüşler. Benim tanıdığım Abdullah Avcı profiline hiç uymayan bir durum. Şaşırdım. Kararın açıklanmasından sonra birkaç kez Hoca’yı aradım. Yanıt alamadım. Pazartesi günü aradı. Rahat ve huzurlu olduğunu, sakin cümlelerle anlattı. Yakında basın toplantısı yapacağını söyledi, ayrıntılara girmedim.

Kuşkusuz yol ayrımını hazırlayan başka nedenler de var: Fikret Orman’la imzalanan sözleşmeden hemen sonra eski başkanla teknik direktör, transferi büyük ölçüde ortak kararlarla gerçekleştirmişler. Kadrodaki erozyonun yanı sıra hayal kırıklığı yaratan yeniler de başarısızlığı tetiklemiş. Arada Dorukhan gibi bir değerin talihsiz sakatlığını da anmak gerek. Asıl sorun, tribünlerin sabır ve dayanışma gibi iki önemli Beşiktaş geleneğinin dışına taşıp akıllardaki ezber formülle “Avcı istifa... Sergen Yalçın göreve!” sloganları atması. Bu kolay çağrılara popülist bir yaklaşımla ayak uyduran yönetim de direnmeli, daha otoriter bir tavırla “gerçekten” hoca ve takımın arkasında yer almalıydı. Yapmadılar. Artık Beşiktaş’ı yönetirken daha da zorlanacaklar.

Yalçın'ın kredisi yüksek

Sergen Yalçın, Beşiktaş’ın gurur duyduğu bir evlattır. Futboldaki hizmetlerinin ve başarılarının yanı sıra teknik adamlıkta da aynı sinyalleri vermektedir. Çok büyük bir sabır ve anlayışla karşılanacaktır. Bu kredi her hocaya açılmaz. Çalıştığı kulüplerde mesleksel anlamda dikkat çeken grafikler sergilemiştir. Futbolcular üzerinde parlak kariyerine dayalı önemli bir etki yaratmaktadır. İyi futbolu, kazanmak için oynamayı önemser. Futbolcularla iletişimi başarılıdır. Hele Ozan Tufan örneğinde olduğu gibi “dokunduğu” futbolcular adeta yeşermektedir. Sergen Yalçın’ın kariyeriyle ilgili notlardan biri de “sözleşme süresi dolmadan” görevi bırakması, “sezonu tamamlayamaması”dır.

Kafkas: Sergen Yalçın çok zeki, analitik yeteneği yüksek

Bir dönem, Beşiktaş’ta görev alması için zamanın erken olduğunu düşündüm. Ancak Fatih Terim’in 42 yaşında Milli Takım’dan Galatasaray’a geldiğini dikkate alınca geç kaldığı bile (47 yaşında) söylenebilir. Sergen Yalçın lise mezunu, geçen Mayıs’ta UEFA prolisans kursunu bitirerek yetkinlik belgesini almış. TFF Futbol Gelişim Direktörü ve Genç Milli Takımlar sorumlusu Tolunay Kafkas, Yalçın’ın çok zeki ve analitik yeteneği yüksek bir teknik adam olduğunu, yaratıcı taktik becerileriyle kursta başarı gösterdiğini anlatıyor. Sezon sonunda Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’ne katılma hakkı kazanırsa, başarılı sayılmalıdır."

Önceki ve Sonraki Haberler