1. YAZARLAR

  2. Kerem Kırçuval

  3. ''Emin misin ?''
Kerem Kırçuval

Kerem Kırçuval

Gazeteci.
Yazarın Tüm Yazıları >

''Emin misin ?''

A+A-

O gün Milliyet Gazetesi’nin ek olarak verdiği çift yüzlü posterin bir tarafında Beşiktaş, diğer tarafındaysa Barış Manço vardı.

Oturduğumuz mahallede herkes Fenerliydi o sıralar. Benim maç yaptığım çocuklar, arkadaşlarım.

Babam Erhan Kırçuval, Milliyet’in Malatya temsilcisiydi. Evimize hep Milliyet girerdi o zamanlar. Ve o zamanlar ‘bilenler bilir’ Milliyet arkadan okunan bir gazeteydi. Zira en iyi spor sayfasını Milliyet yapardı ve arka kapak spora ayrılmış idi.

Posteri odama asma konusunda heyecanlıydım. Ama babamın yardımı gerekiyordu. Yatağımda ya Beşiktaş’a bakıp hayaller kuracak ya da Barış Manço şarkılarını mırıldanarak uyuyacaktım. Babamın çok ama çok iyi Beşiktaşlı olduğunun farkındaydım. Babam posteri aldığında “Hangi tarafı asıyoruz?” diye sorunca, belki de beni yoklayınca, bir nazlanma fırsatı doğmuştu.

"Barış Manço olsun"

dedim. Yanıtı kısaydı;

“Emin misin ?”

Eminim, elbette Beşiktaş! Benim yakışıklı babam yine çok yakışıklı güldü. Poster o duvardan hiç inmedi.

Ve hiç bir şeyden emin olmadığım kadar Beşiktaş’tan da Beşiktaşlılık'tan da emindim.

Beşiktaş haberlerini takip edeceğimiz bu sitedeki ilk yazıma, babamı da anabileceğim için böyle başlamak istedim.  Sitenin Beşiktaşımız gibi olacağından eminim. Halkın olan, hem sevinçli. hem hüzünlü, hem yakışıklı, hem kabadayı, hem naif, hem siyah hem beyaz Kartal gibi, bizim gibi biraz...

“Beşiktaş futbolun fiyakasıdır...”

Büyük şair İsmet Özel, Esenlik Bildirisi adını verdiği şiirinde, “Acı duymak ruhun fiyakasıdır” der. İyi ki de der, çok güzel der.

Beşiktaş ise futbol denilen büyülü sanatın fiyakasıdır. Beşiktaş sadece bir takım değil; bir bütün ruhtur, kimliktir, duruştur. Yani sevgilidir, yani aşktır... Bir arkadaşım hayatta üç şey ezberimden çıkmaz demişti, “Ev adresim, TC kimlik numaram ve Beşiktaş’ın maçları... “ Güzel insan.

“Sikor değil sipor” ne olursa olsun “Canın sağ olsun aşkım Beşiktaşkım” diyebilmek, Dolmabahçe’ye “Aldırma Kartal aldırma” diye yürüyebilmektir işte o fiyaka...

O fiyaka ilk günden beri her yerde, her zaman onurla Beşiktaşlı olduğunu söyleyebilmek ve tırnak içinde o karşınızdaki ‘çoğunluğun’ benim ikinci takımım Beşiktaş demesine gülümsemektir. Yeter de artar bile.

Çünkü o fiyaka kimsenin boynumuzdan çıkaramayacağı şerefli bir ikincilik fiyakasıdır.

Ve fiyakalı olmak zordur...

İçimizden çıkan her ama her yönüyle en fiyakalı adam, Süleyman Bey’i anmadan bu kelimenin içi boş kalmaz mı ?

Benzemez kimse sana...”

“Benzemez kimse sana, tavrına hayran olayım/ Bakışından süzülen işvene kurban olayım/ Lûtfuna ermek için söyle perişan olayım/ Hüsnüne ermek için söyle perişan olayım”

Müzeyyen Senar’ın nefis okuduğu, sözleri Şükrü Şardağ’a ait bir şarkıdır, aynı zamanda Beşiktaş da Beşiktaşlılık da…

Beşiktaş’ı bekleyen tek tehlike rakiplerine benzemesidir. Beşiktaş, Beşiktaş olarak kalmalıdır. Rekabet asla bu kulübü, bu ruhu, bu kimliği rakipleri gibi yapmamalıdır. Bu asla "küçük olsun, bizim olsun" demek değildir.

Beşiktaş, övünmekte gurur duyulan değerlerinden asla ama asla vazgeçmemeli, tam tersine o değerlerinin üzerinden yükselmeye devam etmelidir. Yani Beşiktaş asla benzememelidir, ne buna ihtiyacı vardır ne de futbol sanayiinin dayatmasına karşı savunmasızlığı…

Beşiktaş kendini savunur.

“Parayla şampiyonluk ne kadar kolay…”

Evet çok kolay. Ama Beşiktaş şampiyonluk hikayelerinde bunu yazmadı ve yazmamalı da. Şampiyon olduğumuz yılın hemen ertesinde transferler için “Semt bizim takım kira” diyebilecek kadar serinkanlı adamlardan oluşur Beşiktaşlılar.

Ve Beşiktaşlılar tarihlerinin en büyük başarılarının Süleyman Bey döneminde yaşandığı bilir. “Ahmet Dursun Seba gitsin” diyen o kalabalığa ve kabalığa hiç karışmamış birisi olarak derim ki,  mesele para değil...  ‘Şeref ve Hak’

Beşiktaş için sezonun daha başında  yöneltilen eleştirileri hiç haklı bulmuyorum. Ekranları işgal eden birçok şaklabanın aksine takımı daha da gelecek vadeden bir yapıda görüyorum.  Bunu uzun uzun tartışacağız belli.

Bugünlük böyleyken böyle. Bu siteyi hazırlayan arkadaşlarıma, başta Ersoy Özdem’e teşekkür ediyorum. Yolu açık olsun. Tüm Beşiktaşlı kardeşlerimden de bu siteye sahip çıkmalarını rica ediyorum.

Beşiktaşklı günler.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar