Samuel Holmen: "Fenerbahçe'den önce Beşiktaş'la anlaşmıştım!"

Samuel Holmen: "Fenerbahçe'den önce Beşiktaş'la anlaşmıştım!"

Kariyerini Elfsborg'da sürdüren Samuel Holmen, İsveç basınına verdiği röportajda Fenerbahçe'ye transfer olmadan önce Beşiktaş'la anlaşmaya vardığını söyledi.

Ajans Beşiktaş - Süper Lig'de yedi sezon boyunca forma giydikten sonra altyapısından yetiştiği Elfsborg'un yolunu tutan Samuel Holmen, ülkesi İsveç'te yayım yapan Svenska Fans adlı internet sitesiyle oldukça geniş bir röportaj gerçekleştirdi. Fenerbahçe'ye transfer olmadan önce Beşiktaş'la anlaştığını itiraf eden 36 yaşındaki futbolcu Türkiye günleriyle ilgili olarak şunları söyledi:

"BEŞİKTAŞ'LA ANLAŞMIŞTIM!"

"Başakşehir'e transferim çok belirsiz bir şekilde gerçekleşti. Menajerim kulüple temas hâlindeydi ve bana çok ciddi bir ilginin olduğunu söyledi. Abdullah Avcı, tarzımı beğeniyormuş ve bana kafasındaki oyun planına uyacağımı söyledi. Kendimi çok güvensiz hissetmiştim. Evet, bu bir fırsattı ama içimde çok uzak bir ülkeye, çok daha iyi bir lige ve bana ne kadar inandığını gösteren bir antrenörün yanına gitmenin heyecanı vardı.

Fenerbahçe'ye transferim, kariyerimdeki en çok gurur duyduğum başarıdır. Buna milli takımda oynadığım maçlar da dahil. Elbette çok büyük bir olaydı. Başakşehir ile kontratım 2013 yazında sona ermişti. Ancak pek çoklarının bilmediği bir şey var ki o da Beşiktaş'la söz kesmiş olmamdı. Fenerbahçe'yle görüşmeden önce her şey bitmiş gibiydi. O sırada çok sevindiğim bir şey oldu ve transferim suya düştü. Fenerbahçe de bunu öğrenince harekete geçti. Açıkçası böyle olduğu için mutluyum.

Geleceğim konusunda artık patron bendim. Yeni bir takıma gitmek için hazır olduğumu düşündüm ve bir sonraki sezon nerede oynayacağımla ilgili kaygı duymaktan kaçındım. Fenerbahçe'ye transferim gündeme gelince antrenman tesislerini ziyaret ettim ve teknik direktör Aykut Kocaman ile görüştüm. İstedikleri her oyuncuyu alabileceklerini ama bana talip olduklarını söylemesi gerçek olamayacak kadar güzeldi."

"ŞENOL GÜNEŞ'İ SEVMEDİM!"

"Fenerbahçe, kadrosundaki büyük futbolcularla çok büyük bir kulüp. Kabul etmek gerekir ki bu da süre almayı zorlaştırıyor. Kulüpteki ikinci yılım öncesinde Aykut Hoca benimle yeniden temasa geçti ve Konyaspor'a gitmeye karar verdim. Futbol anlamında da çok başarılı bir sezon geçirdim. Futbolcular düzenli oynamaya ihtiyaç duyar. Bütün sezon yedek kulübesinde oturmak hem kariyeriniz hem de kişiliğiniz açısından uygun olmaz. Fenerbahçe'de yalnızca birkaç maça çıkarak maaşımı alabilirdim. Ancak henüz gençtim ve üç sene kulübede oturduktan sonra kimse beni almak istemezdi. Gelişmem için oynamam gerekiyordu. Ben de bunu istedim. En çok memnuniyetsizlik duyduğum transferim ise Bursaspor'aydı. Şenol Güneş'i sevemedim ve kendisiyle anlaşamadık. 

"BURSASPOR EN BÜYÜK PİŞMANLIĞIM!"

"Başakşehir'in en büyük gücü, yıllarca aynı yönetim ve aynı hocayla çalışılmasıydı. Transferlere başkan değil, teknik direktör karar veriyordu. İyi işleyen bir organizasyon vardı ve oyuncuları geliştirmek için gerekli süreye sahiplerdi. Dış baskılar nedeniyle Türkiye'de sabırlar çok çabuk tükeniyor. Bu da büyük bir problem. Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray gibi çok fazla taraftarı olan kulüpleri anlayabiliyorum. Antrenörün takımı oturtmaya çalışırken aldığı sonuçlar da önemseniyor.

Türkiye'de birkaç yıl daha oynayabilirdim diye düşünüyorum. Bununla birlikte İsveç'e dönmek istemiştim. Sözleşmemin devam etmesine rağmen Başakşehir'den ayrılabilmem muhtemelen kulüple olan ilişkilerim sayesinde mümkün olabildi. Kariyerimi sonlandırdığımda Başakşehir'de gözlemci olarak ya da başka görevlerde çalışmak da planlarım arasında. 

Kendimle ilgili konularda duygusal değilim. Neticede bir karar veriyorsunuz ve en iyisini yapmaya çalışıyorsunuz. Ancak geriye dönme şansım olsaydı Bursaspor'a evet demezdim. Başakşehir'e kiralanmak gibi başka seçeneklere de sahiptim. Benim için zorlu bir süreçti. İkinci kızım dünyaya gelmişti ve ailem İstanbul'da yaşıyordu. Bense Bursa'da çok yalnızdım. Belki de kariyerimin en kötü yılıydı. Hava taksisiyle haftada iki üç kez Bursa ile İstanbul arasında gidip geliyordum. Sivasspor Başkanı birkaç kez beni transfer etmeye çalıştı. Şayet Türkiye'de birkaç yıl daha kalsaydım oraya gidebilirdim. Fakat kariyerimi Elfsborg'da bitirmek istedim. Tamamı ile evime dönmeye odaklanmıştım." (Asist Analiz)

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler