Bu ne biçim hikâye?

Dilvin Gerçek

Ajans Beşiktaş - Uzun zamandır futbolu konuşamayacak kadar büyük sıkıntılarımız vardı. Artık istesek dahi futboldan bahsedecek en ufak unsur kalmamış. Çok üst düzey bir kadromuz olmadığı bilinen gerçek fakat artık maçlarda isim isim oyuncu yermek kadar yanlış bir iş olamaz. Böyle bir ortamda hangi profesyoneli ne ile motive edebilirsiniz? Kazanın altı alev alev yanıyorken kime hangi umudu aşılayıp da sahaya süreceksiniz?
Elimizde solan yanlış transferlerin yazdığı zararları hâlâ sindirememişken maçı döndürür dediğimiz iki,
üç iyi adamın da gölgesi bile yok artık sahada. Gözümüzün önünde mum gibi eriyor, eridi bitti koca
Beşiktaş.
Acilden daha acil seçime gidilmesi gerekirken Aralık ortasına kadar sarkıtılan süreci “hocasız” geçirme
fikri hangi planlamanın, iyi niyetin ürünü? Bunca ayı ve bu aylara sıkışan onlarca maçı gözden
çıkarmak ne gibi bir strateji temsili? Burak Yılmaz da öğrencileri de bu kırık dökük zincirin en son
halkası.
Yok mu uzun yıllara dayanan teknik direktörlük tecrübesi ve dişe dokunur başarıları olan Beşiktaş’ın
evladı? Bugün davet edilse yarın başlayacak olan? Takımı havaya sokup da hiç değilse elindekini
maksimum efor ve verim ile kullanacak altyapısı olan kimse mi yok? Var olmasına var da böyle bir
çözümü sen, ben düşünürken, tek bir yetkili nasıl düşünüp de hayata geçirmiyor? Bizi alıştıramadığınız
seri mağlubiyetlere siz alıştınız mı kolaylıkla? Derbisi, Avrupa’sı, sıradan maçı derken kayıpların hiçbiri
nasıl oluyor da ciddi bir aksiyon almanıza sebep olmuyor? Biz mi çok duygusalız, bu gidişat, hatta bu
geri gidiş bir tek bizim mi canımızı dağlıyor?
Eylül’de başladı tehlike çanları çalmaya. Ekim’de bulunduğumuz her masada birer birer havlu
attığımızı resmileştirdik. Kasım geliyor şimdi. Sihirli değnek değmedikçe durmayacak kan kaybı. Yeni
yılı görmeden Aralık ayı içerisinde kaybederiz hastayı.
Listelerine kimleri alacaklarına ve müstakbel yönetici adaylarını özenle seçmeye dikkat etmek
kaydıyla çıksın artık birden fazla aday. Vakit bu kadar daralmışken, yaraları saracak hamlelerle,
planlarla, gelmiş olmak için değil Beşiktaş’ı yeniden Beşiktaş’a döndürebilmek için Beşiktaşlıyı ikna
ederek gelinsin.
O kadar basit değil bu çaresizlik. O kadar kolay değil bu armayı bu hallerde izleyebilmek. Ve bu kadar
kanıksanmış olamaz göstere göstere şarampole yuvarlanmak.
Konu futbol değil. Sorun bir değil. Bu çözümsüzlük katlanılır gibi hiç değil.