MHK ve Beşiktaş yönetimi kılıçları çektiler!

Hayri Cem

Ajans Beşiktaş - Geçtiğimiz sezon Beşiktaş, tüm lobilerin ve ‘bazı hakemlerin’ ayak oyunlarına rağmen şampiyon oldu. İlahi adalete inanırım, oynan maçların birinde atılmış olan bir fazla gol şampiyonluğu getirdi.

Tüm hakem camiasını töhmet altında bırakmamak için bu ‘bazı hakemleri’ yazının devam bölümlerinde “tetikçi” olarak nitelendireceğim. Tetikçi tanımımı da yazayım da yanlış anlaşılma olmasın; uluslararası maçlarda hatasız maç yönetip, o maçlarda yaşanan pozisyonlara verdikleri kararları Türkiye’de
oynanan maçlarda vermeyenlerdir. Uluslararası arenada çok başarılı maç yöneten hakemlerin yurtiçinde verdikleri yanlış kararları basit birer hata olarak değerlendiremiyorum. İşte bu tür hakemlere “tetikçi” diyorum.

Lobi yani çıkar grupları olarak tanımlarımı da yazayım; FB ve GS kulüplerinin TFF içinde eskiden beri oluşturduğu yönetici ve profesyoneller bu lobi gruplarından en öne çıkanlarıdır. Bunlara ek olarak yayıncı kuruluş ve sponsorların da ciddi lobi faaliyetleri var. Bunlara ek olarak, bahis şirketlerinin de çok güçlü lobi oluşturduğu söyleniyor.

***

Geçtiğimiz sezon planları alt üst olan lobiler ve tetikçiler bu sene Beşiktaş’ı tökezletmeye ant içmiş görünüyorlar. Eskiden de Beşiktaş’ı tökezletmek ve rakiplerini şampiyon yapmak için türlü dolaplar çevrilirdi. Bu dolaplar çok gizli saklı olur, basit hatalarmış gibi yapılırdı.

Ancak günümüzde tetikçiler gözü dönmüşçesine Beşiktaş’a saldırıyorlar. Hiçbir şeyden korkuları yok. Belli ki arkalarındaki güçten teminat almışlar. Yoksa Beşiktaş’ı bu kadar aleni doğramaya cesaret edemezlerdi.

Sivas maçı öncesi Beşiktaş başkanı Ahmet Nur Çebi maçın hakemleri ile ilgili kaygılarını açıkça dile getirdi:

“Sivasspor ile oynayacağımız maçta gözüm tamamen hakemler üzerinde olacak. Lig arasında zaten ayrıntılı değerlendirme yapmak için hazırlanıyorum. Bu maça Yaşar Kemal Uğurlu ve yardımcıları atanmış. Hepsi dikkatli ve adil olacak! Haksızlık istemiyoruz. Hakkımızı kimsenin yemesine tahammülümüz yok. Bu saatten sonra hakem yönetimleri ile bizzat ilgileneceğim”

Eskiden olsa, Beşiktaş başkanının böyle bir açıklamasından sonra hakemin dizleri titrer, adil bir maç yönetmeye çalışırdı. Oysa Yaşar Kemal Uğurlu ne yaptı? Maç boyunca Beşiktaş’ı doğradı. Beşiktaş’ın bir penaltısını vermedi.

Beşiktaş aleyhine bir penaltı uydurmaya çalıştı ancak pozisyon ofsayttı. Beşiktaş’ın yediği golden önce rakip ceza sahası yakınında, pozisyona 3-4 metre mesafede iken, yapılan bariz faulü göremezden geldi. O top dönüp gol oldu. Bu duruma tepki gösteren Sergen’e kırmızı kart gösterdi. PFDK’nın bu karta iki maç ceza verip, Beşiktaş’ın GS maçına da hocasız çıkması planlanıyor.

Tetikçi hakemin Josef’i atmaması ise kesinlikle korktuğu için falan değildi. Bu tam bir ‘kaşar’ hakem taktiğidir. İstediğini aldığına inandığı andan itibaren diğer takım lehine de ciddi hatalar yaparlar. Amaçları kamuoyunda ‘her iki tarafa da hata yapmış’ algısı yaratmaktır.

Bütün bunlar TFF ve MHK’daki lobilerin ve tetikçilerin Beşiktaş’a alenen savaş açtığını göstermektedir. Beşiktaş başkanının bu sert açıklamalarından sonra Yaşar Kemal Uğurlu’nun bu saldırısı Beşiktaş başkanına rest çekmektir. Verilen bu haksız kararlarla, Beşiktaş başkanına, “senin verdiğin demeçleri ciddiye almıyoruz” mesajı verilmiştir. Artık kılıçlar alenen çekilmiştir.

Adana Demir Spor maçında Ali Palabıyık’ın yönetimi gelecek günlerin habercisi idi. O maçta da verilmeyen penaltı, sayılmayan gol vardı. Bunların VAR’da görülmemesi imkansızdır. VAR’daki ofsayt çizgileri de yanlış(!) çekilmişti. Tetikçi, maç esnasında Balotelli’nin Sergen’e defalarca yaptığı tahrik edici, saygısızca hareketleri görmezden gelmiş ve maç bitmesine rağmen maçı uzattıkça uzatmıştı. Beşiktaş’ın yediği beraberlik golü öncesinde ise en az üç faul vardı. Ancak ne VAR’daki Alper Ulusoy ne de Palabıyık bu pozisyonları görmek istemediler. Palabıyık’ın pozisyonu ekrandan seyretmemesi onun art niyetli olduğunun göstergesidir.

Bu hafta oynanan FB maçında Kasımpaşa’nın bir penaltısı verilmedi. Galatasaray maçı ise 8 dakika uzatmaya rağmen maç 11 dakika fazladan oynatılmış ve Galatasaray’ın uzatmanın uzatmasında gol atması sağlanmıştır. Sağlanmıştır dememin sebebi o gol pozisyonunda da üç ayrı faul var. İzlemek isteyen yayıncı kuruluşun web sayfasından özetlere baksın.

***

Sezon öncesinde Kulüpler Birliği’nin TFF’den talepleri vardı. Bu taleplerin başında da MHK, PFDK, Tahkim gibi kurulların TFF Genel Kurulu tarafından seçilmesi geliyordu. Beşiktaş kulübü bu talebi acilen  gündeme getirip, Anadolu kulüplerini harekete geçirmelidir.

Beşiktaş taraftar derneklerine de iş düşmektedir. Bu tetikçi hakemlerin büyük bir kısmı FIFA kokartı taşımaktadır. Bunların yönettiği Beşiktaş ve rakip maçlardaki yanlı kararlarının videoları oluşturulup, FIFA ve UEFA’ya başvuruda bulunulmalıdır. En azından bundan sonra uluslararası maç yönetmeleri engellenir ki bu onlar için çok büyük bir kayıptır.

Sorun tek başına bu tetikçiler değil. Bu tetikçilere bu görevi verip, sonra da onları koruyup, kollayan kurumlardır. Sorun artık sistem sorununa dönüşmüştür. Beşiktaş kulübünün arkasına Anadolu kulüplerini de alarak bu sisteme savaş açması gerekmektedir. Aksi takdirde daha uzun yıllar Lig görünümünde ‘çadır tiyatrosu’ seyretmeye devam edeceğiz.

***

NOT: Z kuşağı gençlerin kendilerini rahatsız eden, geçmişe ait olan her türlü yönetim biçimine gösterdikleri bir tepki var. Çok hoşuma gider bu tepki. Nedense aklıma geldi birden: “FUCK THE SYSTEM”