ÖZEL RÖPORTAJ | "Ceza mutlaka düşmeli"

Spor hukukçusu Emin Özkurt, Beşiktaş'ın aldığı ertelemeli 2 yıl men cezasının görüşüleceği toplantıda cezanın düşeceğine inandığını belirtti.

Ajans Beşiktaş - Avukat Emin Özkurt, "Daha önce verilen kararlara bakılırsa, ceza mutlaka düşmeli" dedi. İşte Özkurt'un açıklamaları:

"Cezanın niteliği itibarıyla baktığımızda adaletle bağdaşmayan, UEFA'nın yaptırımlarına uymayan bir karar görmüştük. Burada Beşiktaş'a verilen karar hukuksuzdur. 2016 yılının ortasında yenilenen UEFA Disiplin Talimatı’nın “UEFA müsabakalarında güvenlik ve düzen” başlıklı maddesi uyarınca, UEFA maçlarında, gerek stadyum içerisinde gerekse stadyum çevresinde lüzumlu güvenlik tedbirlerini almak ev sahibi takımın sorumluluğudur. Ev sahibi takım kendi kusuru olmadığını ispat etmedikçe bu sorumluluktan kurtulamaz.
 
Bu madde çerçevesinde stada meşale sokulması, Beşiktaş taraftarlarına siyah maskeler takılı bir şekilde saldırması, bunu takiben maçın hemen başlamasından önce sahanın Fransız seyirciler tarafından işgali hep Lyon’un mesul olduğu konulardır. UEFA Talimatları uyarınca ev sahibi takım olan Lyon’un sorumluluklarının misafir takım olan Beşiktaş’a fatura edilmesi bu bakımdan Disiplin Talimatına aykırıdır.
 
Öte yandan, UEFA’nın bu ne ilk ne de son disiplin yargılaması. Bundan önceki örneklere baktığımızda çok daha ağır ihlallerin olduğu maçlarda UEFA’nın Beşiktaş’a verdiğinden çok daha hafif cezalar kestiğini biliyoruz. Beşiktaş hakkındaki cezanın hukuken düşmesini bekliyorum. İyi bir savunmayla bu cezanın sadece bir miktar para cezası ile sınırlı olarak yeniden düzenlenmesi gerekir.


 
Beşiktaş yapacağı savunmada başarılı olamaz ve ceza bu şekilde uygulanırsa, tüm yasal haklar tükenmiş olmuyor. CAS'a gidilme şansı var. Ama benim gördüğüm kadarıyla dosyada büyük açıklar var. Cezanın inme ihtimali kuvvetli ihtimal. UEFA'nın daha önce verdiği örnek yaptırımlara bakarsak; Celtic, Avrupa Ligi'ndeyken büyük taraftar olayıları olmuştu. Sadece 10 bin Euro ceza almıştı. "Yine, Sırbistan-Arnavutluk maçında çok ciddi olaylar çıkmıştı. Oradaki sevkler daha ciddiydi, ama her iki takıma da 2 maç seyircisiz ve 100 bin Euro ceza verilmişti
 
Kısacası böyle ceza olmaz, bunun kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Söz konusu olan bir İngiliz, Alman ya da onu geçtim İskoç takımı olsaydı bile ben böyle ağır bir cezanın yukarıda ifade etmeye çalıştığım nedenlerle verilemeyecek olduğunu düşünüyorum. Tabii işin sonunda “neden hep ben, niye hep benim başıma geliyor” diye yakınmanın da manası yok.
 
Ne yazık ki bu cezanın bu şekliyle çıkması Türkiye’nin UEFA ve kurulları nezdinde ne derece zayıf olduğunun bir göstergesi. Türkiye’nin Avrupa’da en büyük 6. Futbol ekonomisi olması, her fırsatta bununla övünülmesi de tek başına bir anlam ifade etmiyor.
 
Eğer büyüksen her yerde varlığını hissettireceksin. UEFA’nın mutfağında Türklerin de yer almasını sağlayacaksın. Büyüklük fikir ile oluyor, işin mutfağında olmakla oluyor. Sadece ekonomi ve de parayla olsa bugün dünya futbolunu Arap sermayesi yönetiyor olurdu.”