“ZAFER, ‘ZAFER BENİMDİR’ DİYEBİLENİNDİR”

Eray Emin Aydemir

Ajans Beşiktaş - Zafer Bayramı öncesinde Vodafone Park’taki atmosferin bu özel günü başarılı bir şekilde yansıtması ve Ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün kazanma ile ilgili sözü, mücadelenin, hırsın ve başarma isteğinin en önemli izdüşümü niteliğinde.

Öncelikle Beşiktaş Yönetim Kurulu’nu ve Vodafone Park emekçilerini yürekten kutluyorum. Her ne kadar bazı kesimler boş bir uğraş ile 30 Ağustos Zafer Bayramı ve bu zaferin ardındaki deha olan Mustafa Kemal Atatürk’ü unutturmak istese de koca stat öyle bir atmosfere sokuldu ki bayram coşkusunu herkes yaşadı.

Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Vodafone Park’ta skor tabelasında sıkça gösterilen “Zafer, ‘zafer benimdir’ diyebilenindir” sözünün sportif anlamda da ne kadar doğru olduğuna bizzat şahit olduk.
İlk yarıda kelimenin tam anlamına topa hükmeden, rakibine alan vermeyen, organize bir Beşiktaş vardı sahada. Kaçırılan net pozisyonlar olmasa maç ilk yarıda bitebilirdi. Alex’in muhteşem golü tabelayı Beşiktaş lehine çevirince taraftarlar iyice coştular. Tek kelimeyle Alex, “Ben bu lige fazlayım” mesajını verdi attı golle. Beşiktaş’ın Yarasa Adamı ise herkesi kendisine hayran bıraktı. Goller kaçırılabilir, ancak gol kadar gol pozisyonuna girmek de çok değerlidir. Michy Batshuayi, sadece Beşiktaşlıları değil tüm futbolseverleri kendisine hayran bırakacak. Bunun işaretlerini çok net bir şekilde gördük.

VAR ODASINA KLİMA TAKTIRIN!

İkinci yarıda Salih Uçan’ın oyundan ihracı herkesin moralini bozdu. Rakip, daha ilk yarıda bitmesi gereken maça ortak oldu. Ancak Beşiktaşlı futbolcular “zafer”in ne kadar değerli bir şey olduğunu, takım için mücadele etmenin en net örneğini sergilediler. Tüm ekip, eksik kalmanın getirdiği dezavantajı gidermek için varını yoğunu ortaya koydu. Alınan galibiyet bu açıdan çok değerli. Beşiktaş doğru yolda ve ekip Sergen Yalçın liderliğinde her geçen gün daha iyi oluyor. Tribünleri de unutmamak lazım. Beşiktaş taraftarları maçı her an yaşayarak alkışı hak ettiler.

Ancak hakemler konusuna ayrı bir parantez açmak lazım. Sadece Beşiktaş maçlarında değil, neredeyse tüm müsabakalarda garip kararlar görüyoruz. Cüneyt Çakır’ın Beşiktaş’ı eksik bırakma arzusu yine ortaya çıkarken VAR odasındaki arkadaşların herhalde sıcaktan içlerinin geçmesinden dolayı  absürt kararlar yine karşımıza çıktı. TFF’ye tavsiyem VAR odasına klima taktırmaları, zira sahadakilerin kafasında tilkiler dolaşırken ekran başındakiler ise uyuyorlar. Unutmadan bir de hakemlerine talimatları öğretmeleri gerekiyor. Dördüncü hakemin yabancı kuralı ile ilgili gidip Beşiktaş teknik heyetini yanıltması tam olarak skandal.

Sonuç itibariyle ve hakemlerin garip kararlarına rağmen Beşiktaş 3 maçta topladığı 7 puanla iyi durumda. Ersin Destanoğlu 3 maçtır kalesini gole kapattı. Bu da çok önemli bir veri.  Garabet yabancı kuralına rağmen Sergen Yalçın’ın matematik zekâsı, oyun planı ve Beşiktaşlı futbolcuların bitmeyen mücadele isteği siyah-beyazlıları en güçlü şampiyonluk adayı olarak karşımıza çıkarıyor.