"Kalbimiz kırık, taraftar pırıl pırıl, onurumuz sağlam!"

"Kalbimiz kırık, taraftar pırıl pırıl, onurumuz sağlam!"

Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi çeyrek final rövanş karşılaşmasında Lyon'a penaltı atışları sonucunda 7-6 yenilerek elendi.

Ajans Beşiktaş - Milliyet gazetesi yazarı Attila Gökçe, Beşiktaş - Lyon maçını bugünkü köşesinde değerlendirdi:

İster UEFA’nın ceza kararı deyin, ister büyük umutlar ve beklentilerin yarattığı ağır baskıya yorumlayın. Beşiktaş dün adeta ezildi. Lyon karşısında bırakın ilk maçta ortaya koyduğu oyunu, onun da gerisinde pasif, edilgen bir rolle sergiledi dramını.

Lyon ise kendi evinde 70 dakika mağlup oynadığı maçtan dersler çıkarmıştı. Teknik Direktör Genesio küçük dokunuşlarla değişik bir onbir belirlemiş, bu arada Lacazette, Corne, Tolisso, Valbuena, Toussart ve Gonalon’la 6’lı bir blok oluşturmuştu. Orta alanla hücumcuları birleştirip anormal baskı uyguluyordu Beşiktaş’a... Topu kazandığında çok rahat gol pozisyonuna girdiler. Dahası Beşiktaş’ın orta alanda topu kaptırdıktan sonra yaptığı faullerden duran top fırsatları yakaladılar.

Talisca’nın Oğuzhan’ın asistiyle 27’de beklenen golü atması takım (ve elbette taraftar) üzerindeki baskıyı azalttı. Gelin görün ki bu defa da Lyon’un baskısı yoğunlaşıyordu. 2016-17 sezonunun en tipik olayına tanık olduk bu arada... Beşiktaş, golü attıktan (azzz sonraa) mutlaka bir gol yiyordu ya... İşte 35’te Lacazette’nin golü geliverdi. Gonalon’un asistine engel olamadı savunma... Usta golcü de gereğini yaptı.

Baskı altındaki Beşiktaş’ta ayakta kalan en diri adam Gökhan Gönül’dü. Savunma-hücum rolünü “mekik” futboluyla üstlendi. Quaresma ile yardımlaştı, çaldığı toplarla oyunu atağa dönüştürdü. Mitroviç - Tosiç UEFA seviyesindeki bir maç için çok “netameli” bir ikili oluşturdular. Atiba bildiğimiz Atiba’ydı da Oğuzhan kendinden beklenen -fazladan- katkıyı verirken zorlandı. Cenk Tosun çok talihsizdi. Harcadığı onca enerjiye üç harika şutuna rağmen golü bulamadı. Quaresma ve Babel de ilk yarıda verimli olamadılar.

Şenol Güneş, ikinci yarıya başlarken, beklenen hamlesini yaptı... İlk onbiri korurken Talisca’ya sürpriz santrfor görevi verdi, Cenk’i de solda daha geniş bir alanda oynamaya başladı. Değişiklik Talisca’yı günün adamı yaptı. 58’de Adriano’nun soldan getirip ortaladığı topu kafayla Lyon kalesine atıverdi.

Sonrası korkunç gol pozisyonlarıyla sürdü. Talisca, Quaresma, Babel, Cenk yüzde yüz gol pozisyonlarını değerlendiremediler. Orta alanda pas futbolu terkedildi. İki takım da çılgın hamlelerle kalelere yöneldiler. Lacazette bir direk vuruşu daha yaptı. Fabri biri Lacazette’den en az üç muhteşem kurtarış yaptı... Belli ki öldürücü tempo, maçı uzatmaya taşıyordu.

Güneş 77’de zorunlu olarak sakat Adriano ile Andreas Beck’i değiştirmişti. Maçın uzamasıyla beklediği değişikliği yaptı (Oğuzhan - Necip). Çılgın oyun devam ediyordu. Aşırı yorgunluk Beşiktaş’ı anormal zorluyordu. Yine acaip goller kaçtı... Ve penaltı işkencesi başladı. 6-6’ya kadar inanılmaz bir heyecan yaşadık. Seri penaltılardan yedincisini Tosiç kaçırdı. Neyse ki Jalet de kaçırdı. Ama Mitroviç’in kaçırdığına karşılık Lyon son penltıyı atıp 7-6 ile yarı finale uçurdu takımını.

İlk maçta Fabri’nin hatasıyla Beşiktaş’a yazık olmuştu... Dün gece hem Fabri’ye hem Beşiktaş’a yazık oldu. Kalbimiz kırıldı. Yine de üzülmeyin... Taraftarlar pırıl pırıl, onurumuz sağlam!